“DOĞA TARİH BİRARADA KARAHALLI’DA” ADLI PROJEDE BİR AŞAMA DAHA KAYDEDİLDİ

Turizm Alt Yapısının Geliştirilmesi Mali Destek Programı kapsamında Zafer Kalkınma Ajansına yazılan ve kabul gören  “Doğa Tarih Bir arada Karahallı’da”  isimli projemizin uygulama alanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cengiz IŞIK ve Üyeleri, Kaymakam Ahmet GÜLDEREN ile birlikte yerinde inceledi.

Proje alanı olan Clandras Antik Su Kemerinden itibaren Pepouza Antik Kenti ile Antik Kaya Manastırını da içine alacak şekilde doğa, tarih ve inanç turizmi yürüyüş parkuru Kaymakamımız Ahmet GÜLDEREN tarafından tanıtımı yapıldı. “Doğa, Tarih Bir Arada; Karahallı’da…” adlı projemiz öncelikle ilçemize, İlimize ve yurtdışından da turist çekme potansiyeli olduğundan ülkemize hayırlı olsun.

Karahallı adı nereden gelmektedir?

Karahallı ismi Bozulus Türkmenleri’nin Danişmendli ormağının Karahalillü adlı cemaatinden gelmektedir.[2] Konar-göçer yaşayan Karahalillü cemaati üyelerinin yerleşik düzene geçmesiyle de günümüz yerleşimi oluşmuştur. Bundan 700 yıl önce Danişmentliler Süleymanlı Oymağında tabi Karahaliloğulları Ömerlisi ve diğerleri Karahallı bölgesine iskan edildiler. Bu bölgeye yerleşen Kara Halili Türkmen oymağı tarihi süreç içerisinde konar-göçer hayat şeklinden yerleşik hayata uyum sağlamış ve kültürel yapılarında göçebe hayat tarzının motiflerini de barındırmışlardır. Kara Halil Oğulları, Karahallı bölgesine yayılarak civar bölgelerde de yerleşim birimleri oluşturmuşlardır. Böylece Karahalil’in yerleştiği köyün adı Karahallı, Garib Hasan’ın yerleştiği köyün adı Karbasan, Kara Bedir’in yerleştiği köyün adı Karabedirler, Deli Hıdır’ın yerleştiği köyün adı Delihıdırlı Köyü olarak zaman içerisinde değişikliğe uğramıştır.[kaynak belirtilmeli]

Cumhuriyet Öncesi Karahallı

İlçenin tarihini ortaya koyacak kesin bilgiler yoktur. MÖ 4000 yıllarda bölgede yerleşilmeye başlanmıştır. MÖ 1800 yıllarda Hititler bölgeye gelmişlerdir. MÖ 1200’lü yıllarda Frigyalıların egemenliğine geçmiştir. Bölge MÖ 547’de Pers imparatoru Kirus ile Perslerin eline geçmiştir. MÖ 324 Büyük İskender Persleri mağlup ederek Makedonya devletini kurmuştur. MÖ 260 Bergama Krallığı ve M.Ö. 132 ile MS 395 yılları arasında bölge Roma İmparatorluğu hakimiyetinde kalmıştır. Bölgede MS 165 yılında Pepouza şehri kurulmuştur. Bölge 395’ten 1072’ye kadar Bizans hakimiyetinde kalmıştır. 1071 yılında Malazgirt’te Selçuklu Türkleri ile Bizanslılar arasındaki Türklerin zaferi ile sonuçlanan savaştan sonra bölge Selçuklu Devleti hakimiyetine girmiştir. 13. yüzyılda da Türkler bölgeye gelip bugünkü Karahallı şehrini kurmuşlardır. 13-14. yüzyıl Germiyanoğulları hakimiyetindeki ilçe 1429 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’na bağlanmıştır.

Osmanlı kaynaklarına göre ilk defa II. Beyazıd döneminde yapılan tahrir kayıtlarında geçmektedir. Bu dönemde Göbek (Ulugöbek) nahiyesine bağlı Kara Halillü adında 23 haneli bir köy olan yerleşim 1520 yılı tahririnde Uşak kazasına bağlı 9 hanelik ve 1570 yılı tahririnde de 16 hanelik bir köy olarak kaydedilmiştir. II. Beyazıd döneminden 1520 yılına kadar geçen kısa süre zarfında 23 hanelik köyün 9 haneye düşmesinde bazı hanelerin civarda yeni köy kurmasından kaynaklanmış olmasını akla getirmektedir. Uzun yıllar köy statüsünde olan yerleşim, 14 Ocak 1907 tarihinde 24 köyün bağlı bulunduğu nahiye merkezi oldu. İdari anlamda 1907 yılında nahiye olan yerleşim, bu tarihten askeri olarak Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye ordusunun düzenlenmesi kapsamında oluşturulan “Uşak Redif Taburu”nun teşkilat yapısı içerisinde 4. Bölüğünün askeri nahiye merkezi konumundaydı. 1898 yılı kayıtlarına göre 397 haneli yerleşimde 2500 civarında kişi yaşıyordu. Köylüler 1889 tarihinde Denizli Sancağı’nın Çal Kazası’na bağlanmak için Dahiliye Nezaretine başvurmakla birlikte Şûrâ-yı Devlet tarafından bu talep kabul edilmemiştir.[3]

Kurtuluş Savaşı’nda Karahallı

Batı Cephesi harekatı içinde Sandıklı, Çivril, Çal ve Uşak kesimi içinde Karahallı’nın da yeri vardır. 28 Ağustos 1920’de Yunan işgaline uğramış olan Karahallı ilçesi, 2 Eylül 1922 tarihinde Yunan işgalinden kurtarılmıştır.

Cumhuriyet Dönemi Karahallı

1928 yılı kayıtlarına göre Uşak nahiyesi 15 köyden meydana gelmekteydi. Uşak 9 Temmuz 1953 yılında Kütahya’dan ayrılarak il statüsüne kavuştuktan sonra, Karahallı’ da 9 Temmuz 1953 tarihinde Uşak iline bağlı ilçe merkezi olmuştur.[4]

Tarihi Eserler

Karahallı’da Lidyalılar, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılar döneminden bazı kalıntılar olmakla birlikte, en önemli tarihi eser Clandras Köprüsü’dür. Ayrıca Hristiyanlığın 7 mezhebinden biri olan ve uzun süredir yerleşim yeri bulunamayan Montanism mezhebinin merkezi antik Pepuza kenti, ilçeye bağlı Karayakuplu köyünün 3 km. güneyinde Banaz Çayının kıyısında bulunmuştur.

Coğrafi yapısı

Kuzeydoğusunda Sivaslı (Uşak), batısında Ulubey (Uşak), güneydoğusunda Çivril (Denizli) ve güneybatısında Bekilli (Denizli), güneyinde Çal (Denizli), kuzeyinde Uşak merkez ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin toplam yüzölçümü 337 km² olup rakımı 873 m’dir. İlçeden geçen tek akarsu Banaz Çayı’dır ve Ege Denizi’ne Didim civarlarından dökülür.

 

Sosyal Medyada Paylaş :

Facebook
Twitter
WhatsApp
Email
Print

İLGİLİ HABERLER

Değerli Okuyuclarımız;

Uşak Haber ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak  yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler yorum sayfalarında paylaşılamaz. yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve  bunlardan sorumlu tutulamaz.

yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.