HAZIR OLMALIYIZ

 

Günümüz de, reklam dediğiz tanıtım faaliyetleri, klasik çizgisinin çok dışına çıkmıştır. Birçok dinamikten yararlanan karma bir bilim haline gelmiştir. Reklamcılık; Psikologlar, sosyologlar, biyologlar, iletişimciler, dil bilimciler, güzel sanatlar ve birçok fizik kökenli teknik insanların ortak çalıştığı bir alan olmuştur.

Firmaların piyasada tutunabilmeleri için tüketici tercihlerini etkilemeleri gerekmektedir. Bunun için de tanıtıma yani reklama ihtiyaçları vardır. Tanıtım yapmak isteyenlerin bu ihtiyacı medya ve görsel sanatlar üzerinden yapılabildiği için reklamlar her türlü medyanın tek beslenme ve hayatta kalma aracı olmuştur.

Reklam, dünyanın büyümesi, ürünlerin sınır tanımaması, tüketici tercihlerindeki hızlı değişim.  Bilim ve teknoloji sayesinde gelişen üretim araçları, piyasalara pompalanan dolarlar gibi birçok etki ile daha geniş kitlelere daha kısa sürede ulaşma ihtiyacı, firmaları, kentleri, ülkeleri hatta partileri önce reklamda rekabete sürüklemektedir. Bu arada reklam dediğimizde, hedeflenen kitleye ulaşmış, istenilen sonuç elde edilmiş çalışmaları kast ediyorum.

Günümüzde artık en etkili tanıtım faaliyeti dolaylı reklam yolu ile yapılmaktadır. Bu nedenle son günlerde bir sosyal medya pompalaması aldı başını gidiyor. Sosyal medya elbette etkilidir ama tarif edildiği etkide değildir. Sosyal medya da etkili bir reklam yapma aracıdır, ancak çok geniş kitlelere hitap ettiği için asıl hedef kitle çoğu zaman ıskalanmış oluyor. Sosyal medyanın, asıl adı ile Yeni Medyanın etkisi dolaylı reklamda yani, Fenomenlerin veya arkadaşların,” Gittim gördüm. Gittim tattım. Gittim aldım” paylaşımlarında yatmaktadır.

Çok iyi tanıtımlar yapılırken de birçok tanıtım hataları yapılmaktadır.  Mesela, son dönemlerde yapılan tanıtım hatalarından birisi de göreve, hizmete veya keşfedilmeye alt yapınız daha hazır olmadan gerçekleştirilen erken açılış ve tanıtım çalışmalarıdır.

Bir reklamın başarılı olması için öncelikle tanıtımı yapılacak şeyin ne olduğu tanıtımı yapacaklar tarafından çok iyi bilinmesi son derece önemlidir. Tabi bir ürünün tanıtımı ile bir şehrin tanıtımı aynı şey değildir. Bir işletmenin, bir siyasetçinin, bir bankanın, bir sigorta şirketinin tanıtımı çok farklı çalışmaları gerektir çünkü her birinin çalışma süreleri, hedefleri, çalışma ekipleri, bütçeleri değişkendir.

Son dönemde moda olan bir unvan var. “ MARKA ŞEHİR” Evet, sessiz hatta biraz soğuk savaş taktikleri kullanılarak yapılan şehirlerin marka savaşları. Bu durumda en etkili savaş silahı başta yerel, ulusal medya ve görsel sanatlar oluyor. Bunu fark eden,  sözüm ona birçok reklam ajansı, fuar organizatörleri veya medya bu illerin kapılarını aşındırmakta; onlara yemek programları, folklor yayınları, gidin ve görün,  tanıtım cd çekimleri gibi hedef kitlelere ulaşamayan, şehri doğru anlatamayan mevsimler de çekilmiş film ve programlar yapmaktadırlar. Kimileri ise broşür gibi tanıtım kitapları veya kitap gibi tanıtım broşürleri hazırlayıp günlerini kurtarma peşindedir.

Aslında en etkili tanıtım çok uzun yıllardır film ve diziler üzerinden yapılmaktadır.  Mesela; Safranbolu’ da 1976 yılında belgesel filmi çekilmiş, TRT’de yayımlanmış, ardından 14. Antalya Film Festivalinde “Altın Portakal Ödülü” alarak geniş kitlelere ulaşmış, orta ve üst gelir gruplarında görülme isteği uyandırmıştır.

Karagül dizisi, Urfa’nın Halfeti ilçesini- Asmalı Konak, Nevşehir’in, Ürgüp ilçesini- Kınalı kar, Bursa’nın Cumalıkızık köyünü nasıl meşhur ettiğini hepimiz biliyoruz. İlinizde çevrilecek etkili bir dizi veya film, ilinizin tanıtımına büyük ölçüde katkı sağlayacaktır. Bu çalışma yapılırken mutlaka yöre yaşayanları, gelecek olan misafirlerin sorunlarının çözüm ortağı olacak şekilde hazırlanmalıdır. Yani gelecek olanların rahat etmesi için alt yapılarınızın tam olması gerekmektedir. Bunu başarabilenlerin birinci gelir kapısı turizm olacak ve böylece istihdam yaratılacak, göçler önlenecek, ilin ilçeleri arasındaki kalkınmışlık farkı azalacaktır.

Yok; destinasyonlarını görmeye gelenlerin yeme, içme ve diğer ihtiyaçlarını giderme konusunda alt yapınız hazır değilse, işte o çevrilen dizi ve film sizde turizmin ölü doğmasına sebep olacaktır.

Edindiğimiz bilgilere göre Yılmaz Erdoğan’ın ilkini 2005 yılında yönetip başrolünü oynadığı, ikincisini 2019 yılında başrollerini, Kıvanç TATLITUĞ’un Ezgi MOLA ile paylaştığı “Organize İşler, Sazan Sarmalı” film serisinin üçüncüsünü de “ Organize İşler – Karun Hazinesi” olarak çekecekmiş.

Bu çekilecek olan film sayesinde ilimizin en etkili tanıtımının yapılabileceği tarihi bir fırsatı yakalamış olabileceğiz. Bu fırsatı, tehdide çevirmemek için de şimdiden birçok konuda hazır olmamız gerekir. Bunların başında da destinasyonlarımızın yani gezilip görülecek yerlerimizin alt yapı eksikliklerinin kısa sürede giderilmesi hayati bir öncelik olmalıdır.

Diğer önemli bir hususta, Sivil Toplum Kurumlarının, kuruluş amacında, “Tanıtım ve Turizm” olanlarının bir araya gelerek atanmış ve seçilmişlere nasıl yardımcı olacaklarını belirlemeleri de son derece önemlidir.

Şen ve Esen Kalın.

Tufan GÜVEN

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaş :

Facebook
Twitter
WhatsApp
Email
Print

İLGİLİ HABERLER

Değerli Okuyuclarımız;

Uşak Haber ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak  yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler yorum sayfalarında paylaşılamaz. yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve  bunlardan sorumlu tutulamaz.

yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.