Manşet

1922’de Metruke Mallar Meclis Gündemindeydi

TBMM’de 25 Kasım 1922’de terk edilmiş mallar ve yolsuzluk iddiaları sert tartışmalara konu oldu.

Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Kent Belleği Projesi Sorumlusu Ömer Aşçı, Kurtuluş Savaşı sonrasında işgalden kurtarılan bölgelerde “Emval-i Metruke” olarak adlandırılan terk edilmiş gayrimüslim mallarına ilişkin tartışmaları tarihsel belgeler ışığında gündeme taşıdı. 25 Kasım 1922 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi oturumunda yapılan görüşmeler, dönemin siyasi atmosferini ve kamuoyunda oluşan rahatsızlığı ortaya koyuyor.

Kurtuluş Savaşı’nın ardından işgalden kurtarılan yerlerde kalan taşınır ve taşınmaz malların idaresi için oluşturulan komisyonların uygulamaları, Meclis kürsüsünde sert eleştirilere konu oldu. 20 Nisan 1338 tarihli Emval-i Metruke Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, tehcire tabi tutulanların yanı sıra kaybolan, firar eden veya bulunduğu yerden ayrılan kişilerin malları hakkında da benzer hükümler uygulanması öngörülmüştü. Ancak uygulamada ortaya çıkan iddialar, bazı bölgelerde bu sürecin suistimale açık hale geldiğini gösteriyordu.

Denizli Mebusu Yusuf Başkaya ve arkadaşlarının önergesi üzerine Meclis gündemine gelen konu, özellikle Kütahya Mebusları Ragıp Soysal ve Besim Atalay’ın konuşmalarıyla dikkat çekti. Ragıp Soysal, kendisine ulaşan mektuplarda komisyonlar aracılığıyla rüşvet ve usulsüzlük iddialarının dile getirildiğini aktarırken, Besim Atalay ise özellikle evlerin dağıtımında yaşanan adaletsizliklere işaret etti.

Meclis tutanaklarına yansıyan ifadelerde, bazı mağaza ve mülklerin düşük bedellerle el değiştirdiği, sahte vesikalar düzenlendiği ve kamu zararının oluştuğu yönünde iddialar yer aldı. Bu gelişmeler üzerine seyyar İstiklal Mahkemeleri’nin devreye sokulması talebi gündeme getirildi. TBMM Başkan Vekili Hüseyin Avni Ulaş, konunun gündemde bulunduğunu ve ilgili kanun teklifinin müzakere edileceğini belirtti.

Kent Belleği Projesi kapsamında Ömer Aşcı tarafından paylaşılan bu tarihsel kayıtlar, Kurtuluş Savaşı sonrasındaki mülkiyet meselesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve hukuki boyutları bulunduğunu gösteriyor. Uşak ve çevresini de yakından ilgilendiren bu tartışmalar, dönemin Meclis zabıtlarında yer alan ifadelerle gün yüzüne çıkarılıyor.