Ekonomi

2026 İhracatta Dönüm Noktası: Dijital Ürün Pasaportu Şart

AB’nin Yeşil Mutabakat düzenlemesi Dijital Ürün Pasaportu’nu zorunlu kıldı. 2026 itibarıyla bu veriyi sunamayan ürünler Avrupa’ya giremeyecek.

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde yürürlüğe aldığı Dijital Ürün Pasaportu uygulaması, 2026 yılı itibarıyla ihracatta yeni bir dönemin kapısını araladı. Kademeli şekilde devreye alınan düzenleme, Avrupa pazarına sunulan ürünlerin üretimden geri dönüşüme kadar tüm yaşam döngüsünün dijital ortamda izlenebilir olmasını zorunlu hale getirdi. Bu kapsamda gerekli veri setini sunamayan ürünlerin Avrupa Birliği gümrüklerinden geçişi mümkün olmayacak.

Türk ihracatçısının küresel pazardaki rekabet gücünü koruması amacıyla İnovakademi ile Sürdürülebilir Ticaret Derneği, akademik dünyayla iş birliği içinde kapsamlı bir eğitim ve danışmanlık süreci başlattı. Programın içeriği, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Endüstriyel Sürdürülebilirlik Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şenay Balbay liderliğinde hazırlandı ve sanayi temsilcilerinden yoğun ilgi gördü.

Dijital Ürün Pasaportu’nun yalnızca teknik bir belge olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Balbay, bu uygulamanın yeni bir ticaret rejimini temsil ettiğine dikkat çekti. Balbay, ürünün ham maddesinden kullanım ömrü sonuna kadar tüm sürecin şeffaf biçimde kayıt altına alınacağını belirterek, 2026 itibarıyla bu bilgileri sunamayan firmaların Avrupa pazarında yer bulamayacağını ifade etti. Şirketlerin yaşam döngüsü analizlerini bilimsel temellere dayandırmasının ve verilerini uluslararası denetim standartlarına uygun hale getirmesinin zorunluluk haline geldiğini dile getirdi

Sürecin sahadaki etkilerine değinen Gökhan Erol, Dijital Ürün Pasaportu’nun ihracatçılar için adeta bir “dijital vize” niteliği taşıdığını söyledi. Uzun yıllara dayanan dış ticaret tecrübesiyle konuşan Erol, yeni düzenlemenin göz ardı edilmesi halinde Türk sanayicisinin pazar kaybı riskiyle karşı karşıya kalacağını vurguladı. Özellikle tekstil, otomotiv ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar için bekleme döneminin sona erdiğini belirten Erol, İnovakademi’nin bu süreçte yalnızca eğitim değil, aynı zamanda ticari gizliliği koruyan bütüncül bir dönüşüm modeli sunduğunu kaydetti.

Nisan ayı itibarıyla başlayacak eğitim ve danışmanlık faaliyetleri; Bursa, Gaziantep ve İstanbul başta olmak üzere sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde uygulanacak. Program sonunda firmaların veri yönetimi, tedarik zinciri izleme, ticari gizlilik ve finansal yüklerin kontrolü gibi başlıklarda yetkinlik kazanarak, 2026 sonrası Avrupa ticaret düzenine uyumlu hale gelmesi hedefleniyor. Bu süreçle birlikte Türk ihracatçısının yeni dönemde de Avrupa pazarındaki varlığını sürdürebilmesi amaçlanıyor. (Kaynak: Multiligo)