Manşet

Clandras Köprüsü: Banaz Çayı’nın Taşa Yazdığı Tarih

Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur, Karahallı ilçesindeki Clandras Köprüsü’nün yalnızca bir geçiş yapısı değil, Friglerden Roma dönemine uzanan çok katmanlı tarihi mirasın önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

(ÖZEL HABER) - Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur, www.usakhabergazetesi.com.tr’ye yaptığı açıklamada, “Banaz Çayı’nın Taşa Yazdığı Miras: Clandras Köprüsü” başlıklı çalışmasında, Karahallı ilçesinde bulunan ve Uşak’ın simge yapıları arasında gösterilen Clandras Köprüsü’nün tarihi önemine dikkat çekti. Banaz Çayı’nın asırlardır şekillendirdiği vadide yükselen köprünün, Anadolu’nun farklı medeniyetlerine ait izleri günümüze taşıyan önemli bir kültür varlığı olduğunu belirten Dur, bölgedeki ulaşım güzergahının kökenlerinin Frig dönemine kadar uzandığının değerlendirildiğini ifade etti.

Günümüze ulaşan taş kemerli yapının Roma döneminde inşa edilmiş ya da yeniden düzenlenmiş olabileceğine yönelik görüşlerin bulunduğunu aktaran Dur, bu yönüyle Clandras Köprüsü’nün yalnızca bir su yapısı olarak değil, farklı medeniyetlerin ve inanç coğrafyalarının kesişme noktası olarak da değerlendirildiğini söyledi. Köprünün, antik dönemin önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Pepuza bölgesine komşu konumda bulunduğunu hatırlatan Dur, Banaz Çayı’nın akışıyla birlikte geçmişten geleceğe uzanan ortak hafızayı temsil ettiğini kaydetti.

Yüzyıllara meydan okuyan taşlarıyla ayakta kalmayı başaran Clandras Köprüsü’nün Uşak’ın en değerli tarihî miraslarından biri olduğunu vurgulayan Dur, bu önemli yapının korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Karahallı ilçesinde yer alan Clandras Köprüsü, doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlarken, Uşak’ın kültür turizmi açısından da öne çıkan noktaları arasında gösteriliyor.