Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmaların, tüketilen besinlerin zihinsel fonksiyonlar üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Diyetisyen Sevgi Erdinç, özellikle kırmızı et tüketimi ve bilişsel gerileme arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Erdinç’in referans gösterdiği Oxford Üniversitesi’nde yapılan ve American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan geniş çaplı bir çalışma, aşırı kırmızı et tüketiminin bunama ve bilişsel gerileme riskini artırabileceğini ortaya koydu. Çalışmada, 500.000’den fazla bireyin beslenme alışkanlıkları incelendi ve kırmızı et tüketimi ile bunama riski arasındaki ilişki detaylı bir şekilde analiz edildi. Araştırma sonuçlarına göre, yüksek miktarda kırmızı et tüketen bireylerde bilişsel gerileme ve demans riskinin, daha az tüketenlere kıyasla belirgin şekilde arttığı gözlemlendi.
Araştırmacılar, aşırı kırmızı et tüketiminin vücutta inflamasyonu artırarak beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Kırmızı etin yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriğinin, damar sağlığını olumsuz etkileyerek beyne giden kan akışını azaltabileceği ifade ediliyor. Bu durum, bilişsel işlevlerin zayıflamasına yol açabilirken, fazla miktarda kırmızı et tüketiminin serbest radikallerin artmasına sebep olarak vücutta oksidatif strese neden olabileceği ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların gelişme riskini artırabileceği belirtiliyor.
Diyetisyen Sevgi Erdinç, beyin sağlığını korumak için Akdeniz diyeti gibi bilimsel olarak desteklenen beslenme modellerinin benimsenmesini öneriyor. Akdeniz diyeti, kırmızı et tüketimini sınırlandırırken bol sebze, meyve, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve omega-3 yağ asitleri açısından zengin balık tüketimini teşvik ediyor. Erdinç, 2020 yılında yapılan bir çalışmanın, Akdeniz diyetinin bilişsel gerileme riskini azalttığını ortaya koyduğunu hatırlatarak, bu diyetin içeriğinde bulunan antioksidanlar, vitaminler ve sağlıklı yağların beyin hücrelerini koruyarak yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceğini belirtti.
Beyin sağlığını destekleyen besinler arasında zeytinyağı, ceviz, keten tohumu ve balık gibi omega-3 yağ asitleri açısından zengin gıdaların yer aldığını ifade eden Erdinç, bu besinlerin iltihaplanmayı azaltarak beyin fonksiyonlarını korumada önemli rol oynadığını dile getirdi. Ancak, kırmızı etin tamamen beslenme düzeninden çıkarılmasının da doğru olmadığını belirten Erdinç, dengeli bir beslenme modelinin en sağlıklı yaklaşım olacağını vurguladı.
“Önemli olan, kırmızı eti ölçülü tüketmek ve haftada birkaç kez beyaz et, balık, baklagiller ve bitkisel protein kaynaklarına da yer vermektir” diyen Diyetisyen Sevgi Erdinç, işlenmiş et ürünlerinden uzak durmanın ve taze, doğal besinlere yönelmenin beyin sağlığını koruyan en önemli adımlardan biri olduğunu ifade etti. Sağlıklı bir beyin ve uzun vadeli bilişsel işlevlerin korunması için dengeli ve bilinçli bir beslenme alışkanlığının büyük önem taşıdığını vurgulayan Erdinç, Oxford Üniversitesi’nin araştırmasının da gösterdiği gibi aşırı kırmızı et tüketimi yerine sebze, meyve, sağlıklı yağlar ve protein açısından zengin alternatiflere yönelmenin hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı olumlu yönde etkileyebileceğini belirtti.
“Beslenme alışkanlıklarımızı bilinçli bir şekilde düzenleyerek ilerleyen yaşlarda zihinsel fonksiyonlarımızı koruyabilir ve daha sağlıklı bir yaşam sürebiliriz” diyen Erdinç, toplumun bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini ifade ederek, doğru beslenme ile sağlıklı bir zihnin ve bedenin mümkün olduğunu sözlerine ekledi.