(ÖZEL HABER) - Risk yönetiminin yalnızca teknik önlemlerden ibaret olmadığını belirten TÜPRAG Kışladağ Altın Madeni İşletmesi Genel Müdür Yardımcısı Hakan Ünal, kriz dönemlerinde iletişimin en az operasyon kadar kritik olduğunu söyledi. Ünal, "İletişimin olmadığı yerde dedikodu olur. Bu nedenle personelden başlayarak tüm paydaşlarla sürekli ve şeffaf iletişim kuruyoruz" dedi.
Risk yönetimi denildiğinde akla çoğu zaman teknik tedbirler, iş güvenliği uygulamaları ve operasyonel süreçler geliyor. Ancak günümüzde kurumların karşı karşıya kaldığı en önemli risklerden biri de doğru iletişim kuramamak ve oluşan algıyı yönetememek. Bu konu, TÜPRAG iş birliğiyle hazırlanan "Katmanlar Arasında" programının yeni bölümünde ele alındı. Programda Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çisil Sohodol ile TÜPRAG Kışladağ İşletmesi Genel Müdür Yardımcısı Hakan Ünal, risk yönetimi, kriz iletişimi ve kurumsal güven ilişkisini değerlendirdi.
Hakan Ünal, risk yönetiminde uluslararası literatürde önemli bir yere sahip olan İsviçre Peyniri Modelini örnek göstererek, kurumlarda oluşturulan her güvenlik katmanının olası bir riski durdurmayı amaçladığını söyledi. Ünal, her katmanda bulunan küçük zafiyetlerin aynı hizaya gelmesi halinde krizlerin ortaya çıktığını belirterek, asıl hedefin bu boşlukların üst üste gelmesini engellemek olduğunu ifade ederek, "Bir sistemde oluşan riski alttaki başka bir katman kapatabiliyor. Ancak bütün delikler aynı hizaya geldiğinde kriz oluşuyor. Bizim amacımız bu hizalanmayı engellemek" dedi.
İletişimin Olmadığı Yerde Dedikodu Olur
Programın en dikkat çeken değerlendirmelerinden biri ise iletişimin önemine ilişkin oldu. Hakan Ünal, özellikle madencilik gibi toplumun yakından takip ettiği sektörlerde iletişimin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Çok inandığım bir şey var; iletişimin olmadığı yerde dedikodu olur. Paydaşlarınızı sürekli bilgi içinde tutmanız gerekir. Kimlerle hangi düzeyde iletişim kurmanız gerektiğini belirleyen güçlü bir paydaş haritası oluşturmanız gerekiyor."
Yanlış Bilgi Küçük Bir Olayı Krize Dönüştürebiliyor
Ünal, sahada yaşanan küçük bir iş kazasının bile doğru yönetilmediğinde çok farklı boyutlara ulaşabildiğini söyledi. Bir çalışanın arkadaşına attığı mesajın kısa sürede farklı mecralara yayılarak olayın gerçek boyutundan uzaklaştığını anlatan Ünal, bunun kriz iletişiminin önemini gösterdiğini ifade etti. Bu nedenle vardiya başlamadan önce tüm çalışanlarla toplantılar yaptıklarını belirten Ünal, çalışanların en küçük gelişmeden haberdar edildiğini ve iletişimin personelden başlayarak tüm paydaşlara yayıldığını dile getirdi.
Şeffaflık ve Güven Birlikte İnşa Ediliyor
Hakan Ünal, mühendis kökenli yöneticiler olarak iletişim alanında profesyonel destek aldıklarını belirterek, oluşturdukları sistemlerin temel amacının güven ortamını güçlendirmek olduğunu söyledi. Ünal, "Hiçbir sistem kusursuz değil. Hepsi insan yapımı. Önemli olan bu sistemlerdeki boşlukların aynı anda ortaya çıkmasını engelleyebilmek" değerlendirmesinde bulundu.
Mış Gibi Yapmak Krizi Büyütüyor
Kriz dönemlerinde kurumların yaptığı en büyük hatalardan birinin sessiz kalmak ya da "mış gibi" davranmak olduğunu belirten Ünal, gerçeği tam olarak yansıtmayan açıklamaların kamuoyunda güven kaybına yol açtığını söyledi. Şeffaflığın uzun vadeli güvenin temelini oluşturduğunu ifade eden Ünal, faaliyet gösterilen bölgelerde yalnızca üretime değil, insanların geleceğine de odaklandıklarını belirtti.
Madencilik faaliyetleri tamamlandıktan sonra bölge halkının yaşamını nasıl sürdüreceğinin de planlanması gerektiğini söyleyen Ünal, "Topluluğun bir parçası gibi hareket etmek zorundasınız. O bölgedeki insanların geleceğini de düşünmeniz gerekiyor. Bu anlayış kurumun DNA'sına işlemeli." dedi.
Risk Yönetimi Artık Sadece Teknik Bir Konu Değil
Program boyunca yapılan değerlendirmelerde, risk yönetiminin yalnızca iş güvenliği ve operasyon süreçlerinden ibaret olmadığı; iletişim, algı yönetimi, şeffaflık ve paydaşlarla kurulan güven ilişkisinin de kurumların krizlere karşı dayanıklılığında belirleyici rol oynadığı vurgulandı.