Sağlık

Kanserle Mücadelede En Etkili Güç, Erken Tanı ve Önleme

Uzmanlara göre kanserle mücadelede kalıcı başarı, tedavinin ötesinde erken tanı, önleme ve güçlü sağlık politikalarıyla mümkün.

Kanser, kardiyovasküler hastalıkların ardından dünyada en sık görülen ikinci ölüm nedeni olmayı sürdürürken, Türkiye’de de önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Son yıllarda hem görülme sıklığında hem de kanser kaynaklı ölümlerde artış yaşandığına dikkat çeken uzmanlar, bu tablonun yalnızca tıbbi etkenlerle açıklanamayacağı görüşünde birleşiyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Merve Kırmacı, Türkiye’de artan kanser yükünün nüfusun yaşlanmasıyla birlikte yaşam tarzı değişiklikleri, sigara kullanımı, obezite ve çevresel maruziyetlerin ortak etkisiyle şekillendiğini belirtiyor. Kırmacı, kanserle mücadelede yalnızca tedaviye odaklanmanın yeterli olmadığını vurgulayarak, koruyucu sağlık politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Türkiye Kanser İstatistikleri ve Globocan verileri; akciğer, meme, kolorektal, prostat ve tiroid kanserlerinin ülkede en sık görülen türler arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Akciğer ve kolorektal kanserler ölümlerde ilk sıralarda bulunurken, meme kanseri özellikle kadınlarda hem yaygınlığı hem de toplumsal etkisiyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tabloyu şekillendiren temel unsurlar arasında sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve obezitenin yer aldığını belirtiyor. Yürütülen bilimsel çalışmalar, bu risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla kanser vakalarının önemli bir bölümünün önlenebileceğini gösteriyor. Buna karşın, sosyoekonomik koşullar, çevresel faktörler ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıklar, kanser epidemiyolojisini doğrudan etkiliyor. Türkiye genelinde yapılan analizler, özellikle pankreas kanserine bağlı ölümlerde artış eğilimine işaret ederken, bölgesel araştırmalar çevresel maruziyetlerle yaşam alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor.

Erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Kırmacı, birçok kanser türünde hastalığın erken evrede saptanmasının sağkalımı belirgin biçimde artırdığını ifade ediyor. Tarama programlarına düzenli katılımın, tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirten Kırmacı, bu hizmetlerin etkinliğinin toplumun bilinç ve katılım düzeyiyle yakından ilişkili olduğunu vurguluyor. Türkiye Kanser Kontrol Programı kapsamında yürütülen tütünle mücadele, obeziteyle mücadele ve tarama hizmetlerinin yaygınlaştırılması çalışmalarının kanser yükünü azaltmada kritik rol oynadığı belirtiliyor. Sağlık Bakanlığı verileri de kanser vakalarının yaklaşık üçte birinin önlenebilir risk faktörleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

Dr. Öğr. Üyesi Merve Kırmacı, kanserin yalnızca klinik bir hastalık olmadığını, toplumsal, çevresel ve politik boyutları bulunan çok yönlü bir sorun olduğunu ifade ediyor. Kırmacı, bu özel günün erken tanı programlarının güçlendirilmesi, toplum temelli önleme stratejilerinin yaygınlaştırılması ve çok disiplinli yaklaşımların benimsenmesi açısından önemli bir farkındalık fırsatı sunduğunu dile getiriyor. (Kaynak: İstanbul Rumeli Üniversitesi)