(ÖZEL HABER) - Uşak’ta yaklaşık 20 yıldır kasaplık yapan Fatih Aydın, son dönemde sıkça konuşulan kolajen konusuna açıklık getirdi. Kolajenin genellikle etle özdeşleştirildiğini söyleyen Aydın, bu bilginin eksik olduğunu vurguladı. Aydın, “Et, iyi bir protein kaynağıdır ama kolajen açısından zengin değildir. Asıl kolajen; kemikte, deride, kıkırdakta ve bağ dokusunda yoğunlaşır” dedi.
Kolajen söz konusu olduğunda etin türünden çok yapısının belirleyici olduğuna dikkat çeken Aydın, etin kas dokusunun kolajen bakımından sınırlı kaldığını belirterek, “Kırmızı et ya da tavuk eti, kolajen beklentisiyle değil protein ihtiyacı için tüketilmeli. Sert diye tanımladığımız kemikli, bağ dokulu bölgeler kolajen açısından çok daha değerlidir” diye konuştu.
İşletmesinde et, kıyma ve sakatatın yanı sıra kelle paça gibi doğal kolajen kaynaklarına ağırlıklı olarak yer verdiğini belirten Aydın, bu ürünlerin özellikle kış aylarında daha fazla ilgi gördüğünün altını çizdi. Aydın, şunları söyledi:
“Kışın eklem ağrısı yaşayan, kırık ya da çatlak sorunu olan birçok vatandaş kemik suyu ve kelle paçaya yöneliyor. Uzun süre kaynatılan kemik ve bağ dokuları, bu yüzden geleneksel mutfağımızda önemli bir tutuyor.”
Kasap Fatih Aydın, ürünlerinin tamamını Uşak’ın Muharremşah köyünden temin ettiğini, hayvan seçiminden kesimine kadar tüm sürecin kendi mezbahasında yürütüldüğünü ifade ederek, “Halk sağlığı için veteriner hekim eşliğinde, hijyen kurallarına uygun şekilde kesimleri gerçekleştiriyoruz.
Yine kolajen konusunda dönecek olursak kolajen takviyelerine artan bir ilgi söz konusudur. Halk sağlığında doğal kaynakların doğru bilgiyle tüketilmesi çok önemlidir” şeklinde konuştu.
Uşaklı Kasap Fatih Aydın son olarak, konunun pahalı takviyeler olmadığını, konunun ne yediğini bilmek olduğunu sözlerine ekledi.