Manşet

Murat Dağı’nın Suyu İçin Ses Yükseldi, “Bu Bölge Uşak’ın Yaşam Kaynağı”

Uşak’ın Bağbaşı bölgesinde yapılması planlanan GES projesine ilişkin ÇED raporuna karşı açılan dava kapsamında gerçekleştirilen bilirkişi incelemesinde en çok konuşulan başlık su kaynakları oldu.

(ÖZEL HABER) - Bölge halkı ve çevre platformları, Murat Dağı’nın yalnızca bir dağ değil, Uşak’ın su rezervi ve yaşam alanı olduğunu vurguladı. Uşak’ta son yılların en dikkat çeken çevre mücadelelerinden biri haline gelen Murat Dağı ve çevresindeki projelerle ilgili süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Bağbaşı bölgesinde planlanan GES projesine ilişkin ÇED raporuna karşı açılan dava kapsamında mahkeme heyeti ve bilirkişiler sahada inceleme yaptı.

Bugün Saat 12.00 sıralarında Bağbaşı köyüne gelen heyet, ilk olarak köy muhtarlarından bölgenin yapısı hakkında bilgi aldı. İncelemeye Bağbaşı, Belkaya, Dağdemirler, Gücer, Dağyenice, Yaşamışlar, Aşağı Karacaahisar, Bozköy ve Altıntaş köylerinden muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Şehir merkezinden gelen çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri de keşfi takip etti. Bağbaşı Köyü’nde Avukat Mehmet Cengiz başkanlığındaki 8 kişilik avukat heyeti, mahkeme ve bilirkişilere ÇED raporundaki eksik ve hatalı olduğunu düşündükleri noktaları anlattı. Bilirkişiler ise yaklaşık 4 saat boyunca proje sahasında inceleme yaptı. Arazinin yapısı, köylere yakınlığı, çevresel etkiler ve rapordaki bilgilerin sahadaki durumla uyumu değerlendirildi.

Keşif sonrası açıklamalarda bulunan Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, bölgenin su kaynakları açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bölge mahvolmuş. ÇED dosyasında keşfe katılanların da gördüğü gibi suyla ilgili bir şey yoktu. Davacılar tek tek çeşmeleri ve toprakla dolan bölgeleri gösterdi. Bu bölge sadece 8-10 köyün değil, Uşak’ın yaşam alanını oluşturuyor.”

Akcura, Murat Dağı çevresinde ruhsatlandırılan alanların her geçen gün arttığını belirterek, sürecin yalnızca tek bir projeyle sınırlı olmadığını söyledi. Akcura, “Açtığımız her davayı kazanırız ama diğer iki GES şirketi daha var. Şirketlerin davalarına da bakılmalıdır. Murat Dağı’nın yer altı suyunun toplandığı bir bölge burası. TÜPRAG’ın satın aldığı yerler var. Yaşamışlar bölgesinde 1950 hektarlık alan satın alındı. Altın, gümüş olsun tüm ruhsatlar iptal edilmelidir. Kesin çözüm budur. Yoksa yaşam alanlarını kaybedeceğiz” dedi.

GES projeleri için ruhsatlandırılan alanın büyüklüğüne dikkat çeken Funda Öz Akcura, bölgedeki baskının giderek arttığını ifade etti. Akcura, “GES’e ruhsatlandırılmış 931 hektar alan var. Davasını açtığımız alan 60 hektardı. Şimdi şirketler arka arkaya geliyor. Bugün Uşak’taki mevcut Kışladağ Altın Madeni 2500 hektarlık alanı kaplıyor. Burada mesele sadece TÜPRAG değil.”

Murat Dağı’nın tamamının korunması gerektiğini savunan Akcura, açıklamasında şu çağrıyı yaptı:

“Burada amaç verilen tüm ruhsatları iptal ederek Murat Dağı’nı madenciliğe kapalı alan ilan etmek gerekiyor. Dağın tamamı su rezervidir. Madenler suya zarar veriyor. Bunlar madencilik değil, su katliamı yapıyor. Dava kazanılır ve kazanıyoruz. Kazandık ama nereye kadar? İlgili bakanlıkların el atması ve bir şey yapmak isteyen siyasetçilerin Murat Dağı’nı madenciliğe kapalı ilan etmesi gerekiyor.”

Keşif alanında bulunan vatandaşlar da özellikle son yıllarda bölgede su kaynaklarının ve doğal alanların baskı altında kaldığını savunurken, Murat Dağı’nın yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam kaynağı olduğunu dile getirdi.