Panik atak, aniden ortaya çıkan yoğun korku ve kaygı hissiyle birlikte fiziksel belirtilerin eşlik ettiği, birçok kişinin yaşamının farklı dönemlerinde karşılaşabileceği bir durum olarak öne çıkıyor. Çarpıntı, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi belirtiler nedeniyle çoğu kişi ciddi bir sağlık sorunu yaşadığını düşünebiliyor. Ancak uzmanlar, panik atağın doğru yöntemlerle yönetilebileceğini belirtiyor.
Klinik Psikolog İrem Doğan, panik atak konusunda yaptığı değerlendirmede, belirtilerin doğru tanınmasının ve uygun baş etme yöntemlerinin bilinmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Panik Atak Nasıl Anlaşılır?
Panik atağın, aniden başlayan ve kısa sürede şiddetlenen yoğun kaygı nöbeti olduğunu belirten Doğan, en sık görülen belirtilerin çarpıntı, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, terleme, titreme, baş dönmesi, mide rahatsızlığı, uyuşma, kontrolü kaybetme ya da ölecekmiş gibi hissetme olduğunu söyledi.
Bu belirtilerin genellikle 10 ila 20 dakika içinde en yoğun seviyeye ulaştığını, ardından zamanla azaldığını ifade eden Doğan, panik atağın fiziksel olarak oldukça zorlayıcı hissedilse de geçici bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Atak Sırasında Neler Yapılmalı?
Panik atak sırasında öncelikle yaşanan durumun geçici olduğunu kendine hatırlatmanın önemli olduğunu belirten İrem Doğan, nefes kontrolünün de rahatlamaya katkı sağlayabileceğini söyledi.
Burundan yavaş nefes alıp ağızdan kontrollü şekilde vermenin bedenin sakinleşmesine yardımcı olabileceğini aktaran Doğan, kişinin bulunduğu ortamda gördüğü, duyduğu ve dokunabildiği nesnelere odaklanmasının da dikkatini bedensel belirtilerden uzaklaştırarak kaygıyı azaltabileceğini ifade etti.
Kaygıyı Artıran Düşüncelere Dikkat
Panik atak sırasında akla gelen "Kalp krizi geçiriyorum", "Nefes alamıyorum" ya da "Kontrolümü tamamen kaybedeceğim" gibi düşüncelerin kaygıyı daha da artırabileceğini vurgulayan Doğan, bu düşüncelerin yerine daha gerçekçi değerlendirmeler yapılmasının faydalı olacağını belirtti.
"Bu bir panik atak olabilir ve daha önce de geçti" ya da "Belirtiler rahatsız edici olsa da geçicidir" şeklindeki düşüncelerin kaygının şiddetini azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade etti.
Günlük Hayatta Alınabilecek Önlemler
Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve gevşeme egzersizlerinin kaygı düzeyini azaltmada önemli rol oynadığını belirten İrem Doğan, özellikle kafein ve diğer uyarıcıların aşırı tüketiminin bazı kişilerde belirtileri tetikleyebileceğini söyledi.
Günlük nefes egzersizleri ve farkındalık çalışmalarının da stresle baş etme becerilerini güçlendirdiğini kaydeden Doğan, bu alışkanlıkların ruh sağlığını korumada destekleyici olduğunu ifade etti.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
Klinik Psikolog İrem Doğan, panik atakların sık tekrarlaması, günlük yaşamı olumsuz etkilemesi ya da kişinin atak yaşama korkusuyla sosyal ortamlardan kaçınmaya başlaması halinde mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.
Doğan, özellikle bilişsel davranışçı terapinin (BDT) panik atakların yönetiminde etkili yöntemlerden biri olduğunu, gerekli görülen durumlarda ise psikiyatri değerlendirmesiyle kişiye uygun tedavi planının oluşturulabileceğini söyledi.
Panik atağın yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen ancak doğru bilgi, etkili baş etme yöntemleri ve profesyonel destek sayesinde kontrol altına alınabilen bir durum olduğunu vurgulayan Doğan, belirtileri tanımanın ve gerektiğinde yardım almaktan çekinmemenin iyileşme sürecinin en önemli adımları arasında yer aldığını belirtti. (Kaynak: Doktortakvimi)