Dünya genelinde iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmalar sürerken, özel sektörün bu süreçteki rolü her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın verilerine göre küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırabilmek için sera gazı emisyonlarının önümüzdeki yıllarda ciddi oranda düşürülmesi gerekiyor. Özellikle yapay zeka, bulut bilişim ve veri merkezlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte teknoloji altyapılarının enerji tüketimi de hızla artıyor. Uzmanlara göre şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabilmesi için teknoloji kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve çevresel etkilerini daha kapsamlı değerlendirmesi gerekiyor.
İlk Adım, Çevresel Etkiyi Doğru Ölçmek
TD SYNNEX Türkiye Başkanı Behçet Yumrukçallı, çevre dostu bir dönüşüm için ilk olarak şirketlerin çevresel etkilerini uluslararası kabul gören standartlarla ölçmesi gerektiğini belirtti. Yumrukçallı, sera gazı emisyonlarını doğrudan ve dolaylı etkiler olarak değerlendiren GHG Protokolü'nün şirketlere önemli bir yol haritası sunduğunu ifade ederek, sürdürülebilirlik çalışmalarının veri temelli ilerlemesinin önemine dikkat çekti.
Hedefler Belirlenmeli ve Kurum Geneline Yayılmalı
Sürdürülebilirlik çalışmalarının yalnızca yönetim kademesinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Yumrukçallı, enerji verimliliği, atık yönetimi, su kullanımı ve döngüsel ekonomi gibi konuların tüm çalışanlar tarafından benimsenmesi gerektiğini söyledi. Kurumsal hedeflerin açık şekilde belirlenmesi ve tüm paydaşlarla paylaşılmasının çevresel dönüşüm sürecini hızlandırdığını belirten Yumrukçallı, sürdürülebilirlik kültürünün şirketlerin tüm birimlerine yayılması gerektiğini ifade etti.
Tedarik Zinciri ve Teknoloji Kullanımı da İncelenmeli
Şirketlerin yalnızca kendi operasyonlarına odaklanmasının yeterli olmadığını belirten Yumrukçallı, çevresel etkinin büyük bölümünün tedarik zinciri, ürün yaşam döngüsü ve teknoloji kullanım süreçlerinde ortaya çıktığını söyledi. Kurumların kullandıkları cihazların yenilenme sıklığı, enerji tüketimi ve kullanım ömrü sonrasında nasıl değerlendirildiği gibi faktörlerin sürdürülebilirlik performansında belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Somut Adımlar Atılmalı
Uzmanlara göre sürdürülebilirlik yolculuğunda tüm değişimlerin aynı anda gerçekleştirilmesi mümkün olmayabilir. Ancak enerji tasarrufu sağlayan sistemlerin kullanılması, cihaz ömürlerinin uzatılması, geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve döngüsel teknoloji çözümlerinin tercih edilmesi kısa sürede önemli kazanımlar sağlayabiliyor. Şirketlerin öncelikle hızlı sonuç alınabilecek alanlara odaklanmasının dönüşüm sürecini hızlandıracağı belirtiliyor.
Teknoloji Sektörüne Büyük Sorumluluk Düşüyor
Teknoloji sektörünün dijital dönüşümde olduğu kadar sürdürülebilirlik konusunda da önemli sorumluluk taşıdığına dikkat çeken Behçet Yumrukçallı, Dünya Çevre Günü'nün yalnızca farkındalık oluşturmak için değil, aynı zamanda harekete geçmek için de bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İş dünyasının çevre dostu teknolojilere yönelmesinin hem ekonomik hem de çevresel açıdan uzun vadeli faydalar sağlayacağını belirten Yumrukçallı, sürdürülebilir teknoloji yatırımlarının geleceğin rekabet avantajlarından biri olacağını ifade etti. (Kaynak: bordopr.com)