Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Kent Belleği Projesi kapsamında kentin hafızasında iz bırakan isimler gün yüzüne çıkarılmaya devam ediyor. Projenin sorumlusu Ömer Aşcı, Uşak’ın Bodur Sokak’ında yıllarca yaşayan ve halk arasında “sanatkar meczup” olarak tanınan Halil İbrahim Çağan’ın hikayesini paylaştı.
Simav’dan Uşak’a Uzanan Bir Hayat
Anlatılanlara göre Halil İbrahim Çağan, Kütahya’nın Simav kazasından Uşak’a göç eden bir ailenin çocuğuydu. Küçük yaşlarda babasından gördüğü şiddet sonucu başına aldığı darbe nedeniyle konuşma yeteneğini kaybettiği ve bu olaydan sonra içine kapanık bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Babası vefat ettikten sonra annesi ve kardeşiyle birlikte Uşak’a göç eden Halil İbrahim, hayatının büyük bölümünü kent merkezinde geçirdi.
Annesinin vefatı ve kardeşinin evlenmesinin ardından Halil İbrahim Çağan, Uşak kent merkezinin tarihi noktalarından biri olan Boduroğlu Camii yanında bulunan metruk bir kulübede yaşamaya başladı. Konuşmayan, münzevi bir hayat süren Halil İbrahim’in çevresine zarar vermeyen sakin bir kişiliğe sahip olduğu ve özellikle ahşaptan yontarak yaptığı eşyalarla tanındığı anlatılıyor. Üstü başı pejmürde halde dolaşan, çok sigara içtiği bilinen Halil İbrahim, Bodur Sokak’ın unutulmayan simalarından biri olarak hafızalarda yer etti.
Yaklaşık 30–35 yıl önce hayatını kaybeden Halil İbrahim Çağan’ın hikayesi, Uşak’ın sözlü tarih çalışmalarında önemli bir yer tutuyor. Bilgilerin, 1936 doğumlu Uşak Merkez sakinlerinden Güngör Şenlier’in anlatımlarına dayandığı belirtiliyor. Kent Belleği Projesi kapsamında paylaşılan bu tür hikayeler, Uşak’ın geçmişte yaşamış karakterlerini ve şehir kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.