- Dunya Savaşından önce burada bir İngiliz sendikası kâğıt fabrikası kurmak isteyip sonra bilinmeyen nedenlerle vazgeçmiştir.
Bölgede ki en büyük sıkıntı gerekli su miktarının az olması sorunudur. Uşak Şeker Fabrikasını kuran Skoda firması su bulmak amacıyla açtığı artezyen kuyuları sebebiyle finansal olarak büyük zarar gördü. O kadar ki; bu artezyen kuyularına servet harcamasına rağmen birkaç yüz metre derinlikte su bulunamadığından bu çalışmalar askıya alınmak zorunda kaldı.
Şu anda Kâğıt fabrikası için gerekli makineleri tedarik edecek olan Skoda Şirketi adına Avusturyalı bir mühendis, birkaç kilometre uzunluğunda bir su kemeri inşa ediyor.
Ayrıca Banaz Nehri’nin yaz boyunca yeni fabrikanın ihtiyacı olan su akışına sahip olup olmayacağı bilinmediğinden çalışan işçilere içme suyu temin etmek için bir arıtma tesisi inşa etmek gerekmektedir. Fabrika öncelikle ambalaj kâğıdı ve karton üretimi yapmayı planlıyor. Üretimde kullanılacak hammaddenin ise ormanlardan kesilecek kerestenin yanı sıra Uşak-İzmir arasında kalabalık bir nüfus barındıran bölgeden toplanacak atık kâğıt ve paçavralardan temin edilmesi bekleniyor.
La Gaceta de las Artes Graficas del Libroy de la Industria del Papel/ Kitap ve Kâğıt Endüstrisi Grafik Sanatlar Gazetesi- Sayı: 1 Barcelona, Ocak 1928
Uşak Banaz Kâğıt Fabrikası Projesi; bu haberden anladığımız üzere 1928 yılında fizibilite projesi Norveç Kâğıt Fabrikaları Birliği tarafından tamamlanmış ve Uşak Şeker Fabrikasını yapan Skoda Şirketi fabrika inşaatı ihalesini almıştır. Türkiye’yi Uşak Banaz Kâğıt Fabrikası Projesinden vazgeçmeye zorlayan nedenler oldukça güçlüdür.
Türkiye’de Kâğıt Sanayinin Kurulmasına Karşı Dış Muhalefet
1929 yılında “Büyük Buhran” denilen Dünya’da birbirini tetikleyen ekonomik krizler tufanı başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gümrük gelirleri, Lozan Barış Anlaşmasının öngördüğü; ” Türkiye Cumhuriyeti 1Eylül 1916 tarihli gümrük tarifelerini 5 yıl süre ile uygulamayı taahhüt eder.” hükmü gereği çok düşüktür. 1929 Buhranı ihracatı zorlaştıracak şekilde olumsuz etkilere neden olmuş, böylece dış açık artmıştır. Dahası, Lozan Antlaşması ile ödeme yükümlülüğüne girilen Osmanlı dış borçlarının ilk taksitinin vadesinin gelmesi ve Türk parasının bu dönemdeki hızlı değer kayıpları ile de karşı karşıya kalınmıştır. Kalkınma projeleri için kaynak sıkıntısı çekilmeye başlamasıyla rafa kaldırılmaya başlıyor.
Londra’daki Rothschild Bankası, Türkiye’ye 6 milyonluk bir borç verme teklifinde bulunarak buna karşılık Kibrit İnhisarının “The Kreuger & Toll Company” adlı şirkete verilmesini şart koşuyordu. Bu şirketin sahibi Avrupa Kâğıtçılar Birliği Başkanı ve Kibrit Kralı olarak bilinen Ivar Kreuger isimli İsveçli bir iş adamıydı. Türkiye Cumhuriyeti bu tekliflere olumsuz cevap vermiştir.
CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDAKİ İNHİSAR UYGULAMALARINA BİR ÖRNEK: KİBRİT İNHİSARI (1924-1943)-AYŞE ERYAMAN-2020
The Kreuger & Toll Company şirketi temsilcileri Türkiye’nin Kâğıt ve Selüloz Sanayi için uygun olmadığı konusunda lobi yapmaya başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti kâğıt ihtiyacını kısıtlı devlet imkânlarıyla döviz karşılığı dışarıdan ithal edilmekteydi. Kâğıdı satın aldığımız Orta Avrupa ülkeleri de Türkiye’de bulunan temsilcileri vasıtasıyla, Türkiye’de bir kâğıt fabrikası kurulması işini ellerinden geldiği kadar baltalamaya çalışıyorlardı. Hatta Bakanlar Kurulunun içine dahi sızarak, fabrika kurma işinin verimsiz olacağı propagandasını yapıyorlardı.
Türkiye İlk Dış Borcunu Alıyor
Türkiye’ye davet edilen Hollanda Merkez Bankası İdare Meclisi Üyesi Dr. G. Vissering ve İtalyan Uzman Kont Volpi’nin hazırladığı raporlarda bağımsız bir merkez bankası kurulmasının şart olduğunu belirtilmesi üzerine; hazırlanan yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisince 11 Haziran 1930 tarihinde kabul edilerek, 1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu adı ile 30 Haziran 1930 tarihinde Resmî Gazete ‘de yayımlanmıştır.
Merkez Bankasının kurulabilmesi için dönemin iktisat politikasına göre gerekli olan altın rezervi yoktu. Banka öncelikle altını teminat göstererek döviz sağlaması gerekiyordu. Fakat Türkiye’nin ödemeler dengesi sağlamaya çalıştığı bir dönemde bu oranda döviz rezervini bulmak imkânsız denecek kadar zordu. Tüm bunların yanı sıra olumsuz ekonomik kriz ve Osmanlı Devletinden kalan borçların geri ödemesinde yaşanan sorunlar dış kredi sağlama kapılarını kapatıyordu. “Merkez Bankası’nın sermayesi için gerekli olan dış kaynağın önemli bir bölümü kibrit imtiyazı karşılığında American-Turkish Investment Corporation (ATIC) tarafından sağlandı. Buna göre, Hükümet 1 Temmuz 1930 tarihinden başlamak üzere 25 yıllık bir süreyle ATIC’e kibrit, çakmak ve benzeri yanıcı maddelerin üretimi, ithali, ihracı ve satışı için imtiyaz vermeyi kabul ediyordu. Buna karşılık ATIC Merkez Bankasının finansmanı için acilen uzun vadeli bir kredi sağlayacaktı. Yapılan anlaşmaya göre, ATIC yüzde 6,5 faizli, 25 yıl vadeli 10 milyon ABD altın doları kredi vermeyi kabul ediyordu”. Özetle; dünya kibrit kralı ve finansör İsveçli İvar Kreuger’e kibrit tekeli verilerek, Türkiye’ye 25 yıl vadeli 10 milyon dolar kredi açmasıyla bu sorun da aşılmış oldu. Alınan bu kredi Merkez Bankasının can suyu olmuştur. Bu dönem, Merkez Bankasının faaliyete geçebilmesi için dış borçlanmaya başvurduğu bir dönem olarak tarihteki yerini almıştır.
Merkez Bankası ve Hazine (2. Baskı)-Dr. Meltem Keskin-Astana Yayınları-2020
Türkiye’de Kâğıt Sanayinin kurulmasına karşı çıkarak lobi yapan “The Kreuger & Toll Company” adlı şirketin sahibi Avrupa Kâğıtçılar Birliği Başkanı ve Kibrit Kralı olarak bilinen Ivar Kreuger; bu gelişme ile amacına ulaşmış görünüyordu. Ivar Kreuger isminin küresel dolandırıcıya çıkmasıyla 12 Mart 1932 tarihinde intihar etmiştir.
Türkiye’nin İlk Kâğıt Mühendisi Mehmet Ali Kâğıtçının Gayretleri
Mehmet Ali Kâğıtçı; Darülfünun Fen Fakültesinden sonra Fransa’da Grenoble Alpleri Üniversitesi (University of Grenoble Alpes)’n den 1927 yılında mezun olan Türkiye’nin ilk kâğıt mühendisidir. Türkiye’de kâğıt sanayi kurulması konusunda bir dizi faaliyete girişir;
Vakit gazetesinde kağıtçılık konusunda bir dizi yazı yayımlamış ve bunları Selüloz ve Kâğıt (1928) başlıklı bir kitapçıkta toplamıştır. Bu yayının alt başlığıyla bir toplumsal erek gösterilmektedir: “Selüloz sanayiinde müstehlik değil müstahsil olmalıyız!”
Mehmed Ali [Kağıtçı], Selüloz ve Kâğıt. Selüloz sanayiinde müstehlik değil müstahsil olmalıyız. İstanbul, Hamit Naci Matbaası, 1928, 13×19 cm, 42 s. “Vakit gazetesinde müselsel makaleler halinde intişar ettikten sonra tab olunmuştur (1 Şubat 1928).”
Ülkemizde kağıt için en önemli çabayı sarf eden ve Seka Kağıt Fabrikalarının kurulmasını sağlayan Mehmet Ali Kağıtçı 22 Kasım 1928‟de Türk Ocağı’nda yaptığı konuşmasında kağıt ithalatına ülke olarak yılda harcanan 5.5 milyon liranın beşte biri ile kağıt fabrikası kurulabileceğini ifade ederken Vakit gazetesinde yazmış olduğu kağıt sanayinde tüketen değil üreten olmalıyız başlıklı makalesi ile bu sektör için gerekli olan ihtiyaçları belirterek kağıt fabrikası kurulması ile ilgili tüm çabalarını sergilemiştir ve bu çabalar 8 aralık 1929 Ankara’dan resmi bir davetle sonuç almıştır. Kağıtçı, Türkiye’nin kâğıt yapamayacağını iddia edenlerin temel savlarının neler olduğunu sıralayarak bunların gerçeklerle bağdaşmadığını izah etmiştir. Kağıtçı aynı zamanda Darülfünunda ve Türk Ocağında verdiği konferanslarla milli bir kâğıt sanayi kurulmasını canla başla savunmuştur. 22 Kasım 1928’de Türk Ocağında verdiği konferans Vakit gazetesinde “bir senede tam beş milyon lira” başlığıyla takdim edilmiştir. Kağıtçı, burada hazinenin her yıl yalnızca kâğıt için beş milyondan fazla para harcadığını oysa bu paranın beşte biriyle bir fabrika kurulabileceğini iddia etmiştir.” iktisat Vekaletinin yukarıda değinilen 1933 raporunda “Selüloz ve Kâğıt Sanayii” bölümüne de yer verilmiştir.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Yayınları, 2010
Sanayi Planında sözü edilen kâğıt sanayinin kurulması ile ilgili çalışmaların uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Cumhuriyet Döneminde kâğıt sanayi kurulması yolunda 1927-1929 yılları arasında küçük girişimler olmuş, ancak kayda değer bir gelişme yaşanmamıştır. Devletin ilk kez kâğıt sanayi ile ilgilenmesi ise 1929 yılındadır. İktisat Vekâleti tarafın dan Yüksek Kâğıt Mühendisi Mehmet Ali Bey’e gönderilen yazıda “en seri bir surette istihsali artırmak ve mümkün mertebe istihlakatı, müstahsalat-ı dahiliyeye hasretmek maksadıyla” hazırlanan sınai programında kağıtçılığa ilişkin raporun onun tarafından yazılması talep edilmiştir.
Sarıoğlu, age, s 30; Türk kağıtçılığının gelişimi hakkında detaylı bilgi için bkz. Mehmed Ali Kağıtçı, Kağıtçılık Tarihçesi, Kader Basımevi, Istanbul, 1936; Sabih Alaçam, İnkılap Türkiye’sinde Kâğıtçılık, Ülkü Kitabevi, Ankara 1940. İş Bankası İzmit Kâğıt Fabrikası Teşebbüsü Darülfünun-i Osmani Fünun Medresesi Kimya Zümresi’nin 1923 yılı mezunları öğretmenleriyle birlikte Müderris Muavini Mehmed Ali [Kağıtçı] Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk milli bankası olan İş Bankası 26 Ağustos 1924 tarihinde Atatürk’ün emriyle Mahmut Celal Bayar tarafından kurulmuştur. Arkadaşları kâğıt sanayi kurma hayali olan konferanslar ve makaleler yazan Mehmet Ali Kağıtçı’ dan bahsetmeleriyle tanışmak ister;
“Bir gün bana Mehmet Ali Kağıtçı adında bir gençten bahsettiler. Almanya’da kâğıt sanayi ihtisası yapmış. Türkiye’de de bir kâğıt fabrikası kurulmasını düşünüyormuş. Hakkında bilgi toplattım. Böyle bir fabrikayı kuracak bilgiye ve kabiliyete gerçekten sahip bir genç olduğunu öğrendik. Kendisini çağırtıp konuştum. Projelerini incelettim. Neticenin gene müspet olduğunu görünce Banka (İş Bankası) İdare Meclisi’ne getirdim ve karar aldım. Yerini seçtik. Fabrika İzmit’te yapılabilirdi.
Norveç Kâğıt Fabrikaları Birliği‘ne yaptırılan Türkiye‘de Kâğıt Fabrikası Fizibilite Raporunun yenilenmesine karar verilmesiyle Tütün İnhisarı İdaresi Umum Müdürü Behçet (Günay) Bey tarafından Kâğıt Sanayi Tetkikat Raporu hazırlanması için Türkiye’nin İlk Kâğıt Mühendisi Mehmet Ali Kâğıtçı ile 8 Aralık 1929 tarihinde anlaşılır.
Celal Bayar kâğıt fabrikasının zaruretine inanıyor ve hammaddesi odun olan bir fabrikanın zarar etme imkânının olmayacağını düşünüyordu. Çalışmalarına devam etti fabrikayı İş Bankası olarak kuracak ve İş Bankası olarak işletecekti. Tütün İnhisarı İdaresi Umum Müdürlüğünün de kararıyla kâğıt fabrikası kurma işi, projeleri, ihalesi hazırlandı.
Türkiye’nin İlk Kâğıt Mühendisi Mehmet Ali Kâğıtçı kâğıt fabrikasının Kocaeli İzmit şehrinde yapılmasının doğru olacağına karar verir. İhaleye hazırlıklarına başlanıp dosya kısa süre kala Başvekil İnönü’ye gönderilir. İnönü ihalenin kaldırılması emrini verdi. Tabi kısa sürede bu ihale hazırlıkları ve iptal kararı Atatürk’e ulaştı. Atatürk, Maliye Vekili Fuat Ağralı ve İktisat Vekili Mustafa Şeref tarafından fabrikanın zarar edeceğine ikna edilerek dosya rafa kaldırılır.
Uşak Kâğıt Fabrikası Projesinin iptal edildiği dönemde iş başında olan hükumet
Türkiye’nin İlk Kâğıt Mühendisi Mehmet Ali Kâğıtçı kâğıt fabrikasının Kocaeli İzmit şehrinde yapılmasının doğru olacağına karar verir. İhaleye hazırlıklarına başlanıp dosya kısa süre kala Başvekil İnönü’ye gönderilir. İnönü ihalenin kaldırılması emrini verdi. Tabi kısa sürede bu ihale hazırlıkları ve iptal kararı Atatürk’e ulaştı. Atatürk, Maliye Vekili Fuat Ağralı ve İktisat Vekili Mustafa Şeref tarafından fabrikanın zarar edeceğine ikna edilerek dosya rafa kaldırılır.
Mustafa Kemal ile İsmet Paşa arasındaki ilk büyük tartışma 1932 yazında Yalova’da yaşanmıştı. Bir yemekte Atatürk İktisat Vekili Mustafa Şeref Bey’i (Özkan) azarlamıştı. Öfkesinin arka planında Mustafa Şeref Bey’in, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında İş Bankası’nın, Mehmet Ali Bey’e (Kâğıtçı) sipariş edilen selüloz-kâğıt sanayii projesini devletin yürütmesi gerektiğini düşündüğü için onaylamaması yatıyordu.
Sümerbank İzmit Kâğıt Fabrikası Açılıyor
Kâğıt fabrikası meselesi Mustafa Şeref’in Yerine İktisat Vekilliğine Celal Bayar’ın gelmesiyle çözülecektir. Celal Bayar’ın 9 Eylül 1932 tarihinde İktisat Vekilliği (Maliye Bakanlığı)’na getirilmesiyle kâğıt fabrikasının kurulması gündeme gelir.
İzmit Sümerbank Selüloz ve Kâğıt Fabrikası
Millî ihtiyaç, emniyet ve menfaatlerin zorunlu kıldığı büyük sanayi tesislerini kuracak yeterli sermayeye sağlamak maksadı ile 11 Temmuz 1933 tarihinde Sümerbank kurulmuştur. Sanayi Kredi Bankası ve Devlet Sanayi Ofisi’nin ilga edilerek bu görevler Sümerbank’a devredilmişti. Sümerbank, Türkiye Ziraat Bankası ve Türkiye İş Bankası’nın ortaklaşa iki buçuk milyon lira sermaye ile bir kâğıt fabrikası kurulmasına karar verildi. İktisat Vekili Mahmut Celal Bayar döneminde 17 Nisan 1934 tarihinde yayınlanan Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Beş yıllık Kalkınma Plânı ‘nda Türkiye’de kurulması gereken sanayi kolları arasında ” Selüloz ve Kâğıt Sanayi’ni öncelikli olarak belirtilerek çalışma başlatılmıştır.
Celal Bayar’ın desteğiyle 10 Temmuz 1934’te kâğıt sanayisinin kurulması için kararname yayınlandı. İlk fabrikanın İzmit’te kurulmasına karar verildi ve 14 Ağustos 1934’te fabrikanın temelleri dönemin başbakanı İsmet İnönü tarafından atıldı. Türkiye’nin İlk Kâğıt Mühendisi Mehmet Ali Kâğıtçı (1899-1982) öncülüğünde kurulan İzmit Sümerbank Selüloz ve Kâğıt Fabrikası’nda 18 Nisan 1936 tarihinde Türkiye’nin ilk yerli kâğıdı üretilecektir.
Uşak Kâğıt Fabrikası Projesi ise Türkiye’nin İktisat Tarihinde akim kalmış ve kavgalı bir dönemin kötü bir hatırası olarak unutulmaya terk edilmiştir.