Manşet

Uşak’ın Su Kaynaklarının Başında Maden Alarmı! Murat Dağı’nda Köylüler Harekete Geçti

Uşak’ın en önemli su kaynaklarının bulunduğu Murat Dağı’nda yıllardır süren madencilik tartışması yeniden alevlendi. Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, Kenz Madencilik’in Gürlek köyü çevresindeki nikel sahasında yeniden harekete geçtiğini ve köy yönetimine 15 gün içerisinde faaliyete başlanacağı bilgisinin iletildiğini açıkladı. Gürlek’te yapılan toplantıda ise köy muhtarı, 52 muhtarın desteğini aldıklarını belirterek madencilik faaliyetine karşı çıkacaklarını bildirdi.

Uşak'ın Banaz ilçesinden Murat Dağı'na uzanan bölgede maden tartışması yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı. Yıllardır altın, nikel ve farklı maden projeleri nedeniyle çevre tartışmalarının merkezinde bulunan bölgede bu kez gözler Gürlek köyüne çevrildi. Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura'nın verdiği bilgiye göre Kenz Madencilik yetkilileri geçtiğimiz cumartesi günü Gürlek köyü muhtarına ulaşarak pazartesi günü köye geleceklerini ve yaklaşık 15 gün içerisinde madencilik faaliyetlerine başlanacağını bildirdi. Bu bilgi üzerine köylüler de pazartesi günü gerçekleştirilen görüşmede hazır bulundu. Akcura'nın aktardığına göre Gürlek Köyü Muhtarı toplantıda çevredeki 52 muhtarın desteğinin arkalarında bulunduğunu belirterek bölgede madencilik faaliyeti yapılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti. Şirketin bölgede gerçekten uzun süredir madencilik bağlantısı bulunduğu ise kayıtlara yansımış durumda.

Kamuya açık ticaret sicili kayıtlarında Kenz Enerji ve Madencilik'in Gürlek Köyü Çukuroluk mevkiindeki 59574 numaralı maden sahası için Uşak şubesinin 24 Temmuz 2015 tarihinde kurulduğu görülüyor. Ayrıca şirket adına Gürlek Köyü Kayaardı mevkiinde 20069016 ve 64231 ruhsat numaralarını taşıyan iki ayrı maden ocağı şubesi daha 5 Aralık 2024 tarihinde kayıtlara girmiş durumda. Bu kayıtlar, Murat Dağı'ndaki nikel tartışmasının yeni olmadığını da gösteriyor. Bölgede nikel madeni kurulması girişimi 2020 ve 2021 yıllarında da Uşak kamuoyunun gündemine gelmişti. O dönem kamuoyuna yansıyan proje belgelerinde, faaliyet alanının Küçükler Barajı havzasına yakınlığı nedeniyle özellikle su kaynakları üzerindeki olası etkiler tartışılmıştı. Dönemin açıklamalarında şirketin daha geniş ruhsat sahası içerisinde başlangıçta sınırlı bir alanda çalışma öngördüğü belirtilmişti.

Bugünkü tartışmanın Uşak açısından en hassas noktası da tam burada ortaya çıkıyor: su. Murat Dağı yalnızca ormanlık bir dağ alanı değil. Banaz tarafından çıkan su kaynakları Uşak'ın içme suyu sistemi açısından önem taşıyor. Karacahisar köyü sınırlarındaki Çokrağan Mağarası da Uşak'ın içme suyunu besleyen Çokrağan suyunu barındırıyor.

Akcura, şirketin 2020 yılında Bakanlığa sunduğu belgelerde nikel madenciliğinin planlandığı alanların 1150 ile 2 bin metre arasında değişen yükseltilerde bulunduğunu ve bölgede karaçam, kızılçam ile meşe ormanlarının yer aldığını belirtiyor. Platformun verdiği bilgilere göre Gürlek, Küçükler, Karacahisar, Çamsu ve Küçükoturak başta olmak üzere çok sayıda köy proje alanının içinde veya yakın çevresinde bulunuyor. Daha da önemlisi, bölgede Çokrağan Suyu ve Küçükler Göleti'nin yanı sıra Sarıtaş, Dede Akar, Bağlıseki, Kumluk, Kızılcaköy, Karakayalı, Keçiyalağı, Çigan, Çukuroluk, Yongalık, Darı ve Öküz dereleri ile Tanışman Pınarı gibi çok sayıda yüzey ve yeraltı su sistemi bulunuyor.

Bu nedenle Murat Dağı'nda açılacak herhangi bir maden yalnızca işletme sahasının büyüklüğü üzerinden değil, bulunduğu su toplama havzasının bütünü açısından tartışılıyor. Nitekim Murat Dağı'nın su kaynakları ile madencilik arasındaki gerilim geçmişte yargıya kadar taşındı. Bölgede planlanan farklı bir altın-gümüş madeni projesine verilen ÇED Olumlu kararının iptali Kütahya İdare Mahkemesi tarafından kararlaştırılmış, Danıştay 6. Dairesi de 2020 yılında bu kararı onamıştı.

Murat Dağı'ndaki çevre mücadelesi bununla da sona ermedi. Başka bir altın madeni kapasite artışı projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın verdiği ÇED Olumsuz kararının kaldırılması amacıyla açılan davada da Kütahya İdare Mahkemesi Ocak 2026'da Bakanlığın kararını hukuka uygun buldu. Son yıllarda bölgenin bazı noktaları için alınan koruma kararları ise bugünkü tartışmayı daha da önemli hale getiriyor. Karacahisar köyü sınırlarındaki Çokrağan Mağarası, Eskişehir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun kararı ve Bakanlık onayının ardından Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara olarak tescil edildi. Karar 10 Aralık 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak hukuki süreç tamamlandı. Platform şimdi tam da bu nedenle yetkili kurumlardan yeni sürecin ayrıntılarının açıklanmasını istiyor.

Funda Öz Akcura, şirketin geçmiş yıllarda sınırlı alanlar üzerinden yaptığı başvuruların daha geniş ruhsat sahalarıyla ilişkisini sorgularken, olası kapasite artışlarının ilerleyen yıllarda faaliyet alanını büyütmesinden endişe ettiklerini belirtiyor. Akcura ayrıca Uşak'ın son yıllarda yaşadığı kuraklık ve barajlardaki su seviyelerindeki düşüşe dikkat çekerek, yıllar önce hazırlanmış çevresel verilerin bugünkü şartları ne ölçüde yansıttığının yeniden incelenmesi gerektiği görüşünde. Platformun yanıt beklediği en önemli soru ise Kenz Madencilik'in bugün hangi ruhsat ve izinlere dayanarak sahada faaliyete geçmeye hazırlandığı yönünde.

Şirketin Gürlek ve çevresinde ruhsat bağlantılarının bulunduğu kamuya açık kayıtlarda görülmesine rağmen, 11 Ağustos 2026 (Bugün) itibarıyla “15 gün içerisinde madencilik faaliyetine başlanacağı” yönünde Kenz Madencilik veya ilgili Bakanlık tarafından yayımlanmış güncel bir resmi açıklamaya ulaşamadık. Bu nedenle faaliyet başlangıcına ilişkin bilgi şu aşamada Platform Sözcüsü Funda Öz Akcura'nın açıklamasına dayanıyor. Gürlek'teki son gelişmeyle birlikte Murat Dağı'nın Uşak tarafındaki maden tartışmasının önümüzdeki günlerde yeniden büyüyeceği görülüyor. Bir tarafta mevcut maden ruhsatları, diğer tarafta Uşak'ın içme suyu kaynakları, ormanlar, köyler ve son yıllarda ilan edilen koruma alanları bulunuyor.

Şimdi Uşak kamuoyunun yanıtını beklediği temel konu, Murat Dağı'nda yıllar önce başlayan nikel projesinin hangi izinlerle, ne büyüklükte bir alanda ve hangi çevresel şartlarla yeniden gündeme geldiğinin yetkili kurumlar tarafından açıklığa kavuşturulması.