Manşet

Uşak'ta 2 Bin Yıllık Sırlar Ortaya Çıktı! Cinayet, Meşaleli Heykel ve Şartlı Vasiyet Yazıtları Bulundu

Uşak'ın Banaz ilçesindeki Akmoneia Antik Kenti'nde gün yüzüne çıkarılan dokuz yeni yazıt, Roma dönemine ait sıra dışı insan hikayelerini ortaya koydu.

Meşaleyle aydınlatılan heykellerden suikasta kurban giden bir askere, eşine "yeniden evlenmeme" şartı koyan vasiyetten Frigya'da ilk kez belgelenen İran kökenli bir başrahibeye kadar dikkat çeken bulgular, antik kentin bilinmeyen yönlerini gözler önüne serdi.

Uşak'ın Banaz ilçesine bağlı Ahatköy sınırlarında bulunan Akmoneia Antik Kenti'nde yürütülen epigrafik araştırmalar, Roma döneminin sosyal yaşamına ışık tutan birbirinden ilginç bulguları ortaya çıkardı. Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hüseyin Uzunoğlu ile Uşak Üniversitesi'nden Doç. Dr. Münteha Dinç'in hazırladığı bilimsel çalışmada, antik kentte tespit edilen dokuz yeni yazıt ayrıntılı olarak incelendi. Araştırmaya göre yazıtlar yalnızca dönemin dini ve idari yapısını değil, aynı zamanda insanların günlük yaşamını, aile ilişkilerini, cinayetleri, vasiyetlerini ve kent yaşamını da gözler önüne seriyor.

Akmoneia'nın Gecelerini Aydınlatan Meşaleli Heykel

Araştırmanın en dikkat çekici buluntularından biri, MS 1. yüzyıla tarihlenen ve dönemin önde gelen isimlerinden Demades tarafından halka adanan "lampadephoros" yani meşale taşıyan heykele ilişkin yazıt oldu. Athena Sebaste ve Pantheion rahibi olan Demades'in kendi imkânlarıyla yaptırdığı bu heykelin, yalnızca estetik bir eser olmadığı, aynı zamanda geceleri sütunlu caddeleri ve kamusal alanları aydınlatan bir fener görevi üstlendiği değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bu bulgunun Akmoneia'nın Roma döneminde gelişmiş şehircilik anlayışına ve canlı gece yaşamına sahip olduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Frigya'da İlk Kez Bereket Tanrıçası Belgelendi

Yazıtlar arasında yer alan bir başka önemli eser ise Demeter Karpophoros adına dikilen heykel oldu. Bereket ve ürün tanrıçası olarak bilinen Demeter Karpophoros kültünün daha önce Efes ve Pergamon gibi büyük kentlerde görüldüğü bilinirken, Akmoneia'da ortaya çıkarılan yazıt sayesinde bu kült ilk kez Frigya Bölgesi'nde belgelenmiş oldu. Araştırmacılar ayrıca aynı cadde üzerinde "Koros", "Tanrıçalar" ve "Kutsal Meclis" adına dikilen heykellerin planlı bir dinsel mimari düzen oluşturduğunu ifade ediyor.

"Kanun Tanımaz Ellerde" Hayatını Kaybeden Asker

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri ise Susuz Köyü yakınlarında bulunan bir mezar stelinde yer alan ifadeler oldu. MS 2. ile 3. yüzyıl arasına tarihlenen yazıtta, Synnada kentinden gelen ve Akmoneia'da askeri birlik komutanı olarak görev yapan yaklaşık 40 yaşındaki bir subayın, "kanun tanımaz ellerin parmakları arasında" yaşamını yitirdiği anlatılıyor. Bilim insanları, bu ifadelerin dönemin bir cinayetini ya da suikastını işaret ediyor olabileceğini değerlendiriyor. Mezarın ise eşi tarafından sevgi nişanesi olarak yaptırıldığı belirtiliyor.

Eşine "Yeniden Evlenmeyeceksen Bu Mezarı Kullan" Şartı

Akmoneia'da bulunan aile mezar sunağı ise dönemin aile yapısına ilişkin dikkat çekici bilgiler sunuyor. Karı-koca kabartmalarının bulunduğu mezar sunağındaki yazıta göre mezarın sahibi, anıtı kızı Bassa ve oğlu Sokrates ile birlikte hazırlattı. Ancak eşinin bu mezardan yararlanabilmesi için açık bir şart koydu. Yazıtta, eşinin mezarı yalnızca yeniden evlenmemesi halinde kullanabileceği belirtilirken, mezarı izinsiz açanlara ise 2 bin 500 denarius para cezası uygulanacağı ifade ediliyor. Araştırmacılar, bu bulgunun Roma döneminde aile hukuku, miras anlayışı ve kadınların sosyal statüsüne ilişkin önemli ipuçları verdiğini vurguluyor.

Frigya'da İlk Kez İran Kökenli Bir Başrahibe

Yazıtlar arasında yer alan bir mezar kaidesi de Akmoneia'nın başrahibesi Mandana'ya ait. İran kökenli olduğu değerlendirilen "Mandana" ismi, Frigya epigrafisinde ilk kez kayıt altına alınırken, bu durum Roma döneminde farklı kültürel kökenlerden gelen kişilerin Akmoneia'da önemli dini görevlere kadar yükselebildiğini ortaya koyuyor.

Akmoneia'nın Bilinmeyen Hikayeleri Gün Yüzüne Çıkıyor

Uzmanlara göre ortaya çıkarılan dokuz yeni yazıt, yalnızca taşlara kazınmış metinlerden ibaret değil. Her biri yaklaşık iki bin yıl önce Akmoneia'da yaşayan insanların hayatlarına, inançlarına, aile ilişkilerine ve kent yaşamına ışık tutuyor. Banaz ilçesinde bulunan Akmoneia Antik Kenti'nde sürdürülen bilimsel çalışmaların devam etmesiyle birlikte, Uşak'ın antik geçmişine ilişkin yeni keşiflerin de gün yüzüne çıkması bekleniyor. Araştırma, Doç. Dr. Hüseyin Uzunoğlu ve Doç. Dr. Münteha Dinç tarafından hazırlanan "New Inscriptions from Akmoneia" başlıklı makalede yayımlandı. (Kaynak: arkeofili.com)