Manşet

Uşak'ta Adak Geleneği ve Türk Kültüründeki Yeri

Ömer Aşcı, Adak Adak Geleneği hakkında önemli bilgiler verdi.

Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Kent Belleği Projesi Sorumlusu Ömer Aşcı, Türk kültüründeki "Adak Adak Geleneği"ni detaylı bir şekilde açıklayarak, bu geleneğin Türkler’in eski inançları ve atalar kültü ile nasıl şekillendiğini aktardı. Aşcı, Türklerin ölümün bir yok oluş olmadığına, ölenlerin yaşayan akrabalarına yardım edebileceğine inandıklarını belirtti. Bu inanç doğrultusunda, ataların ruhlarıyla bağlantı kurmak, onları hoş tutmak ve yardımlarını almak amacıyla çeşitli ritüeller geliştirilmişti. Türkler, atalarının ruhlarından yardım almak ve onları hoşnut etmek için belirli gelenekler uygulardı. Aşcı, "Ata ruhlarının rızasını kazanmak, onların korumalarından faydalanmak amacıyla, kayın ağacı kabuğundan, taştan, deriden ya da bezlerden yapılan 'tös'ler evde baş köşeye konur, bu ritüelle atalara saygı gösterilirdi. Ayrıca, yemek yemeye başlamadan önce ağızlarına yağ sürülürdü" diye konuştu. Özel günlerde ise, ata ruhlarına saygı göstermek amacıyla ateşe yağ atılır ve hazırlanan yağlı pişiler adak olarak dağıtılırdı. Yağ, Türk mitolojisinde Tanrılara ve ruhlara saygı gösterme, dua etme, gazaptan kurtulma ve hastalıkları tedavi etme gibi önemli işlevlere sahiptir.

Bu geleneğin kökenleri, Tevrat’ta geçen Habil ve Kabil hikayesine kadar uzanır. Habil, Tanrı'ya kurban olarak sürüsündeki en besili koyunları sunmuşken, Kabil toprağın ürünlerini sunmuştur. Tanrı, Habil’in kurbanını kabul etmiş, ancak Kabil’in kurbanını reddetmiştir. Aşcı, bu olayın, Türklerin eski inançlarına ve adak ritüellerine olan bağlılıklarını pekiştirdiğini ifade etti. Türklerin Köktengri inancındaki cenaze törenlerinde, adak olarak kestikleri hayvanların yağları alınarak ateşe atılır ve ölüye saygı göstermek amacıyla bir parça da mezara konurdu. Zamanla bu ritüel, Anadolu Türk Kültürü’ne geçerek, çeşitli şekillerde farklı bölgelerde uygulanmaya devam etmiştir. Ömer Aşcı, bu geleneklerin Anadolu’nun farklı şehirlerinde hala yaşatıldığını belirtti. Örneğin, Kütahya’da "Küpecik Geleneği", Ankara’da "Ebebiş Geleneği", Konya’da "Bişilik Geleneği", Sivas’ta "Memecim Giliği Geleneği", Gaziantep’te "Kahke Geleneği", Bursa’da "Adak Geleneği" ve Uşak’ta "Adak Adak Geleneği" olarak bilinen bu gelenekler, modern zamanlarda da sürdürülmektedir.

Aşcı, bu tür geleneklerin, Türklerin köklü inançlarının bir parçası olarak, yaşamla ölüm arasındaki bağlantıyı simgelediğini ve atalarına olan saygıyı gösterdiğini vurguladı. Aynı zamanda, Anadolu’da sıkça kullanılan "Ölmüşlerinin Ruhuna Değsin" veya "Ölmüşlerinin Canına Değsin" gibi deyimlerin de bu ritüellerin bir sonucu olarak geliştiğini ifade etti. Bu tür ifadeler, atalara duyulan saygıyı, onların ruhlarının sürekli olarak hayatta kaldığını ve koruyucu bir güç olarak varlıklarını sürdürdüğünü hatırlatır. Uşak’ta ve Anadolu’nun birçok yerinde halen var olan bu gelenekler, Türk halkının tarihsel geçmişine, kültürüne ve inançlarına olan bağlılığını gözler önüne seriyor. Bu tür geleneklerin hem yerel kültürün hem de halkın manevi değerlerinin korunmasına büyük katkı sağladığı belirtiliyor.