Manşet

Uşak’ta Bir Aşiret Reisinin İzleri Ortaya Çıktı

Alp Arslan Dur’un arşiv araştırması, Kızılkeçili Ahmed Bey’in Uşak’taki hayrat ve imar mirasını gün yüzüne çıkardı.

(ÖZEL HABER) - Uşak’ın kırsalında akan bir çeşme… Üzerinde eski harflerle yazılmış birkaç satır… Ve o satırların ardında saklı bir aşiret hikayesi. Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur’un gün yüzüne çıkardığı çalışma, Kızılkeçili Aşireti’nin bölgedeki izlerini yeniden tartışmaya açtı. Dur’un www.usakhabergazetesi.com.tr ile paylaştığı araştırmaya göre, arşiv kayıtlarında “Mıdıkoğlu” olarak geçen Ahmed Bey, 19. yüzyılda Kütahya Sancağı’nın en büyük Yörük teşekküllerinden birini idare eden isimdi. Ailenin taşıdığı “Mıdık” ismi ise kökleri Suriye’de Asi Nehri kıyısındaki Mıdık Kalesi’ne uzanan tarihsel bir göç hattına işaret ediyor. Bu ayrıntı, Kızılkeçililer’in yalnızca göçebe bir topluluk olmadığını, aynı zamanda güçlü bir idari kimliğe sahip bulunduğunu gösteriyor.

Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur yaptığı açıklamada, “Hikayenin en dikkat çekici bölümü ise Beylerhan köyünde karşımıza çıkıyor. 1832 yılında inşa ettirilen ve halk arasında Goca Çeşme olarak bilinen yapı, sıradan bir su kaynağı değil. Kitabesinde yer alan “Sahibül Hayrat vel Hasenat, İçenlere olsun Hayat. Miri Miran Esseyyid Ahmed Mıdıkzade, sene 1248” ifadeleri, Ahmed Bey’in hem hayır sahibi kimliğini hem de devlet nezdindeki konumunu ortaya koyuyor. “Miri Miran” unvanı, Osmanlı hiyerarşisinde üst düzey bir askeri ve mülki makamı temsil ediyor” dedi.

Alp Arslan Dur, çalışmasına ilişkin değerlendirmesinde, “Bu kitabe bir dönemin idari yapısını ve aşiret-devlet ilişkisini açıkça ortaya koyuyor. Goca Çeşme yalnızca bir hayrat değil, Kızılkeçili aşiretinin Uşak’taki varlığının tescilidir” diye konuştu.

Dur’un araştırmasına göre Kızılkeçililer, Aladağ’dan Murat Dağı’na, Besi Dağı hattına uzanan yaylak-kışlak düzeninde etkin bir hakimiyet kurdu. 1843 yılında inşa ettirilen Beylerhan Camii ise bu yerleşim sürecinin kalıcı bir simgesi olarak öne çıktı. Bu yapılar, Salur boyunun Uşak coğrafyasındaki izlerini bugüne taşıyan taş belgeler niteliğinde. Bugün hala akan suyuyla ayakta duran Goca Çeşme, yalnızca geçmişe ait bir yapı değil. O su, her akışında Uşak’ın hafızasındaki bir aşiret reisini ve onun bıraktığı imar mührünü yeniden hatırlatıyor.

(Foto: Alp Arslan Dur)