(ÖZEL HABER) - Uşaklı araştırmacı belgeselci Alp Arslan Dur, Hacım Sultan öncesi döneme ilişkin değerlendirmelerinde Sivaslı Hacım Köyü’nün 14. yüzyıldan önce Anadolu’nun en kritik geçiş alanlarından biri olduğunu söyledi. Dur, “Bugün huzurlu bir köy olarak bilinen bu coğrafya, geçmişte sahipsiz bırakılmış ama stratejik önemi çok yüksek bir eşikti” ifadelerini kullandı.
Dur, Hacım Köyü’nün altında yer alan Alaudda Antik Kenti’nin Roma döneminde önemli bir merkez olduğuna dikkat çekerek, “13. yüzyıla gelindiğinde Bizans, İstanbul merkezli sorunlara yöneldi. Bu bölge bakımsız kaldı; yollar güvensiz, yerleşimler metruk hale geldi” dedi.
“Montanistler Yeni Kudüs’ü Bu Topraklarda Bekledi”
Bölgenin inanç tarihine de değinen Alp Arslan Dur, Pepuza ve çevresinin Montanizm için kutsal kabul edildiğini belirtti. Dur, “Montanistler dünyanın sonunun burada yaşanacağına inanıyordu. Kadın liderlerin öne çıktığı sert ve mistik ritüeller, bu coğrafyanın ruhuna yüzyıllar boyunca derin bir iz bıraktı” diye konuştu.
Bizans’ın çekilmesiyle bölgenin Germiyanoğulları Beyliği hâkimiyetine geçtiğini hatırlatan Dur, Germiyan Beyi’nin önünde zor bir tablo bulunduğunu ifade etti. “Fethedilmiş ama vatanlaşmamış topraklar vardı. Bu nedenle kılıçla alınanı gönülle mühürleyecek bir alp-eren arandı” dedi.
“Hacım Sultan’a Verilen Görev Bir Yerleşimden Fazlasıydı”
Bu tercihin Hacım Sultan olduğunu vurgulayan Alp Arslan Dur, “Germiyan Beyi, Hacım Sultan’a ‘Burayı imar et, güvenli kıl ve kadim inanç birikimini İslam irfanıyla yeniden yoğur’ mesajını verdi. Bu, sıradan bir toprak tahsisi değildi” değerlendirmesinde bulundu.
Dur’a göre Hacım Sultan’ın gelişi, Bizans’ın yorgun mirası ile Türkmenlerin dinamik enerjisinin kesiştiği bir dönüm noktası oldu. Bu sürecin, Sivaslı ve çevresinin tarihsel kaderini belirleyen en önemli kırılmalardan biri olduğunu sözlerine ekledi. Alp Arslan Dur, bir sonraki paylaşımında Hacım Sultan’ın bölgeye ilk adımında yaşananları ve “Kolu Açık” unvanının arka planını anlatacağını belirtti.