(ÖZEL HABER) - Uşak'ın tarihiyle ilgili dikkat çekici bulgulardan biri, Eşme ilçesine bağlı Sirge köyünde gün yüzüne çıkan tarihi bir kitabe oldu. İlk incelemelere göre üzerinde "Mehmed bin Mahmud" ve "Sâhibü'l-Hayrât" ifadelerinin okunabildiği taşın, Germiyanoğulları Beyliği ya da erken Osmanlı dönemine ait olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre kitabe, yalnızca birkaç satırlık bir yazı değil, Uşak'ın geçmişine ışık tutabilecek önemli bir tarihi belge niteliği taşıyor. Kitabenin önemli bir bölümünün zamanla aşınarak okunamaz hâle geldiği belirtilirken, yazıda kullanılan harf karakterleri ve özellikle Türkçeye özgü kef-i nûnî harfinin varlığı, eserin tarihî dönemine ilişkin önemli ipuçları sunuyor.
Araştırmacı-yazar Mehmet Keyvanoğlu'nun aktardığı bilgilere göre söz konusu kitabe, yıllar önce Sirge'deki Çatal Köprü yakınlarında dere yatağında bulundu. Kitabenin ikinci bir parçasının ise halen su içerisinde bulunduğu ifade ediliyor. Bu durum, günümüze ulaşan taşın aslında daha büyük bir kitabenin yalnızca bir bölümü olduğunu ortaya koyuyor. Kitabenin hangi yapıya ait olduğu ise henüz kesinlik kazanmış değil. Tarihçiler, bunun bir köprünün kitabesi olabileceği gibi, tarihi kervan yolu üzerinde yolcuların kullandığı bir çeşmeye ait olabileceğini de değerlendiriyor. Kesin sonuca ulaşılabilmesi için kapsamlı bilimsel incelemelere ihtiyaç duyuluyor.
Bu Taş, Uşak'ın Hafızasını Taşıyor
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Uşaklı araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur, Sirge'nin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, taşıdığı tarihî mirasla da büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Dur, "Sirge'de bulunan bu kitabe, sadece taş üzerine işlenmiş birkaç satırdan ibaret değildir. Bu eser, Uşak'ın yüzyıllardır sessizce koruduğu tarihî hafızanın önemli parçalarından biridir. Bölgede yapılacak bilimsel araştırmalar ve arkeolojik çalışmalar, hem Sirge'nin hem de Uşak'ın Orta Çağ'daki yerleşim ve ulaşım ağına ilişkin çok değerli bilgiler ortaya çıkarabilir. Bu tür kültürel mirasların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Sirge, Tarihi Kervan Yolunun Önemli Duraklarından Biriydi
Tarihi kaynaklara göre Sirge, Batı Anadolu'nun en eski ulaşım güzergâhlarından biri üzerinde bulunuyordu. Çatal Köprü'den başlayan güzergâh Hamamdere üzerinden Eşme'ye, oradan Ulubey ve Uşak'a kadar uzanıyordu. Kervanların, tüccarların, dervişlerin ve Türkmen obalarının kullandığı bu yol, Sirge'nin yüzyıllar boyunca canlı bir yerleşim merkezi olmasını sağladı.
Anadolu'nun Türkleşme sürecinde bölgeye yerleşen Kacar, Harmandalı, Kızılkeçili, Karatekeli, Sarıkeçili ve Eşmeli Türkmen-Yörük toplulukları da Sirge'nin sosyal ve kültürel kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadı. Kurdukları vakıflar, köyler ve hayır eserleriyle bölgenin gelişimine katkı sağlayan bu toplulukların izleri, bugün hala Sirge ve çevresindeki yerleşimlerde yaşamaya devam ediyor.
Sirge'de bulunan tarihi kitabenin, yapılacak akademik araştırmalarla birlikte Uşak'ın tarihine ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkmasına katkı sağlaması bekleniyor. Özellikle kitabenin eksik parçalarının tespit edilmesi ve yazının tamamının çözümlenmesi halinde, bölgenin geçmişine ilişkin önemli bir tarihi boşluğun doldurulabileceği değerlendiriliyor.