(ÖZEL HABER) - Uşak Üniversitesi Eşme Meslek Yüksekokulu’nun geleneksel sanatlar alanındaki akademik çalışmaları, ulusal basında görünürlük kazanmaya devam ediyor. Meslek Yüksekokulu öğretim görevlilerinden Senay Şeyranlı, TOKİ Haber Dergisi’nin Ocak 2026 sayısına konuk olarak Uşak’ın köklü kültürel miraslarından Eşme Kilimi üzerine kapsamlı bir röportaj verdi. Röportajda, Eşme Kilimi’ni Anadolu’daki diğer dokuma türlerinden ayıran temel özelliklere ayrıntılı biçimde yer verildi. Tamamı el tezgâhlarında dokunan Eşme kilimlerinin, yün iplik ve doğal kök boyalarla üretilmesi sayesinde hem renk hem de dayanıklılık açısından uzun ömürlü olduğu vurgulandı. Kilimlerde kullanılan geometrik desenlerin ve simgesel motiflerin ise yalnızca estetik değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal anlamlar taşıdığı ifade edildi.
Öğr. Gör. Senay Şeyranlı, röportajda Eşme kilimlerinde sıkça rastlanan motiflerin; bereket, evlilik, hasret, korunma ve doğa ile kurulan ilişkiyi simgelediğini belirtti. Bu yönüyle Eşme Kilimi’nin, Anadolu insanı için sözsüz bir anlatım ve “haberleşme dili” niteliği taşıdığına dikkat çekti. Her kilimin, dokuyucusunun yaşamından izler barındıran özgün bir kültürel belge olduğu vurgulandı. Geleneksel dokuma sanatının günümüz tasarım anlayışıyla buluşturulmasının önemine değinen Şeyranlı, Eşme Kilimi’nin çağdaş tasarım alanlarında yeniden yorumlanmasının hem kültürel mirasın korunması hem de yerel üretimin desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Akademik çalışmaların bu sürece katkı sunmasının, geleneksel sanatların sürdürülebilirliği için kritik olduğu ifade edildi.
Röportaj sürecinde sağlanan akademik destek ve iş birliğine de değinilen söyleşide, Eşme Meslek Yüksekokulu Müdürü Salih Sezer’e teşekkür edildi. Eşme’nin dokuma geleneğini ulusal ölçekte görünür kılan bu çalışma, TOKİ Haber Dergisi’nin Ocak 2026 sayısında geniş yer buldu. Sanatın akademik bir perspektifle ele alındığı röportajın, hem bölge halkı hem de kültür ve sanat çevreleri tarafından ilgiyle karşılandığı belirtilirken, Eşme Kilimi’nin kadim hikayesi bir kez daha geniş kitlelerle buluşmuş oldu.
EŞME KİLİMİ:
Temmuz ayının ortasında koyunlar, vücutlarında bulunan yünden kurtarılmak için kırkılır (tıraş edilir). Buradaki amaç koyunun gelişmesini (tavlanmasını) sağlamak, bunun yanında da çıkan yünden çeşitli alanlarda faydalanmaktır. Elde edilen yünler çeşitli işlerde kullanılmak amacı ile yaz aylarının en sıcak günlerinde suyun bol olduğu yerlerde yıkanır. Yıkama işlemi Suya yatırılan yapağıların bir taşın üzerine konularak tokaç denilen tahtadan aletle dövülerek kirinden arındırılır. Daha sonra durulanan yünler güneşe serilerek kurutulur. Elde ettiğimiz yünleri eğirme aracı ile (kirman) ip haline getirilir. Daha sonra çıkrık yardımı ile katlama işlemi yapılarak çözgü haline getirilir.
ÇIKRIK: Üzerinde iği bulunan ve iğin dönmesi el ve ayakla sağlanan bir iplik bükme aracıdır. Çıkrığın iğine kısa yünler el ile uzatılarak verilir, tekerleği dökükçe iği de onun eksenine bağlı olduğu için döner, iği döndükçe üzerine tutturulmuş yün demeti getirilir uzar bükülür ve iği üzerine sarılarak çözgü haline getirilir.
ÇÖZGÜNÜN HAZIRLANMASI: Geleneksel dokumacılığımızda çözgü iplikleri çoğunlukla yünden olup çift bükümlüdür. Çözgüler leventlerin altında ve üstünden geçirilerek istenilen sıklıkta boydan boya dolanır. Bu çözgülerin alt-üst dolanması bitince leventlerden birinin sıkıca düğüm atılarak sağlamlaştırılır. Leventlerin arasına, hemen hemen tezgâhın ortasına rastlayan yerde, çözgülerin önüne gelen gücü sopası vardır. Ayrıca uzun, kalın bir iplikle aradaki çözgüler öne alınarak gücü sopasına bağlanır. Böylece bu kısımda aradaki çözgüler öne öndeki çözgüler arkaya geçirilmiş olur. Bu durumu saptamak için gücü sopasının üstündeki çözgülerin arasına varan gelen isimli tahta ağaç geçirilir. Dokuma sırasında bu tahta ağaç aşağı-yukarı oynatılarak çözgülerin normal ön-arka durumunu veya gücü tahtasına tutturulmuş durumuna yani bir öncekinin tersi olan arka-ön durumunu alması sağlanmış olur. Gücü bağlandıktan ve varan-gelen gücülerin arasından geçirildikten sonra, tezgah dokumaya hazır duruma gelmiş olur.
DOKUMA ÇEŞİTLERİ
KİLİM: Halı dışındaki havsız dokuma yaygılarına genel olarak verilen isimdir. Aslında atkı iplikleri tarafından çözgü ipliklerinin tamamen örtüldüğü 'atkı yüzlü' veya 'atkı görünüşlü' bir dokuma çeşididir. Kalın kıl veya yün ipliğinden dokunur ve çeşitli renk ve motiflerle bezenir. Çoğunlukla yaygı olarak kullanılır. Fakat kilim tekniğiyle dokunmuş 'yastık, heybe, torba, çuval' gibi eşyalarda yapılabilir.
CİCİM: Atkı veya çözgülerin birbirini gizlemeden eşit aralıklarla kesiştiği bez dokuma veya kilim gibi atkı yüzlü dokumalarda, dokuma yapılırken, atkı ipliklerinin arasına desen ipliklerinin sıkıştırılmasıyla oluşan kabartma desenli bir çeşit dokumaya verilen isimdir.
ZİLİ-SİLİ: Cicimde olduğu gibi, bez dokuma veya atkı yüzlü dokumalarda, dokuma yapılırken atkı ipliklerinin arasına desen ipliklerinin sıkıştırılması ile oluşan ancak desen ipliklerinin üç üsten bir alttan atlayarak dokuma yüzeyini tamamen doldurulduğu ve dokuma boyunca birbirine paralel çizgiler halinde yivlerin göründüğü dokuma çeşidine verilen isimdir.
SUMAK: Motiflerin sınırları içinde, ayrı renkteki desen ipliklerinin çözgü çiftlerine devamlı olarak değişik şekillerde dolanmasıyla oluşturulan dokumalara verilen isimdir.
HOPAN: Çözgü iplikleri üstüne ayrı bir desen ipliği ile değişik şekillerde düğüm atılarak aralarında 5-6 sıra atkı ipliği geçirilip sıkıştırılarak aynı yükseklikte veya yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş havlı yüzü olan dokumalara verilen isimdir.



