Psikolog Yasemin Mısırlı tarafından yapılan değerlendirmede, anksiyetenin yalnızca “kaygılanmak” anlamına gelmediği, kişinin günlük yaşamını etkileyen yoğun bir zihinsel alarm sistemi haline dönüşebileceği ifade edildi. Uzmanlara göre anksiyete, aslında insanın hayatta kalmasını sağlayan doğal bir savunma mekanizması. Ancak bu duygu sürekli hale geldiğinde, kişi henüz yaşanmamış olayları zihninde büyütmeye, sürekli kötü senaryolar kurmaya ve bedensel belirtiler yaşamaya başlıyor.
“Ufacık Bir Olay Zihnimde Kocaman Senaryolara Dönüşüyor”
Anksiyete yaşayan birçok kişinin benzer duyguları tarif ettiğini belirten Psikolog Yasemin Mısırlı, özellikle son yıllarda yoğun iş temposu, ekonomik baskılar, sosyal medya etkisi ve belirsizlik ortamının kaygı düzeyini artırdığını söyledi. Uzmanlara göre anksiyete yalnızca psikolojik değil, fiziksel belirtilerle de kendini gösterebiliyor. Kalp çarpıntısı, mide sorunları, terleme, titreme, baş dönmesi ve uyku problemleri en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.
Sosyal Ortamlardan Kaçınmaya Kadar Gidebiliyor
Anksiyete bozukluklarının farklı türlerde ortaya çıkabildiği belirtilirken, sosyal kaygı yaşayan bireylerin topluluk önünde konuşmaktan kaçındığı, bazı kişilerin ise kalabalık alanlara girmekte zorlandığı ifade edildi. Özellikle panik bozukluk yaşayan bireylerin aniden gelen yoğun korku nöbetleri nedeniyle “ölüyorum” ya da “kontrolümü kaybediyorum” hissi yaşayabildiği kaydedildi. Uzmanlar, çocuklarda görülen seçici konuşmazlık durumunun da anksiyete kaynaklı olabileceğini belirtiyor. Bazı çocukların evde rahat konuşmasına rağmen okul ortamında tamamen sessiz kalabildiği ifade ediliyor.
“Kaygıyı Bastırmak Değil, Yönetmeyi Öğrenmek Gerek”
Psikolog Yasemin Mısırlı, anksiyete bozukluklarının tedavi edilebilir olduğunun altını çizerek psikolojik destek almanın bir zayıflık değil, kişinin kendisine verdiği değerin göstergesi olduğunu söyledi. Tedavi sürecinde en sık kullanılan yöntemler arasında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), EMDR ve mindfulness temelli terapi uygulamalarının yer aldığı belirtildi. Gerekli durumlarda uzman doktor kontrolünde ilaç tedavisinin de uygulanabildiği ifade edildi. Uzmanlar ayrıca düzenli yürüyüş, kaliteli uyku, sosyal destek, nefes egzersizleri ve kafein tüketiminin azaltılmasının kaygı yönetiminde önemli rol oynadığını vurguluyor. Psikolog Yasemin Mısırlı, “Anksiyete bir düşman değil, zihnin sizi koruma çabasıdır. Ancak bu alarm sürekli çalmaya başladığında, onu anlamak ve yönetmek gerekir” değerlendirmesinde bulundu. ( Kaynak: Doktortakvimi)





