(ÖZEL HABER) - Asgari ücret, 2026 yılına girilirken Türkiye ekonomisinin en çok konuşulan başlıkları arasında yer alıyor. Ücretin alım gücü, enflasyon karşısındaki durumu ve yaşam maliyetlerini ne ölçüde karşıladığı kamuoyunda geniş bir tartışma alanı oluşturuyor. Uşak’ta ev ve aile geçimini doğrudan etkileyen temel harcama kalemlerinde son aylarda belirgin bir yükseliş dikkat çekiyor. Gıda fiyatlarındaki artış, özellikle temel tüketim ürünlerinde hissedilir bir baskı oluştururken, kira ve konut giderleri de yeni sözleşmelerle birlikte yukarı yönlü bir seyir izliyor. Ulaşım masrafları ise akaryakıt ve toplu taşıma ücretlerindeki dalgalanmalar nedeniyle sabit gelirli vatandaşların bütçesinde daha fazla yer kaplıyor.
Esnaf ve Tüketici Daha Temkinli
Uşak’ta ekonominin nabzını tutan esnaf, alışveriş alışkanlıklarında gözle görülür bir değişim yaşandığını dile getiriyor. Sabit gelirli tüketicilerin daha seçici davrandığı, alışveriş sıklığını azalttığı ve zorunlu harcamalara yöneldiği ifade ediliyor. Vatandaşlar ise artan maliyetler karşısında bütçelerini daha sık kontrol ettiklerini ve gereksiz harcamalardan kaçınmaya çalıştıklarını belirtiyor.
Uzmanlar Yerel Etkilere Dikkat Çekiyor
Ekonomi çevreleri, asgari ücret tartışmalarının yerel yansımalarının şehirlerin ekonomik yapısına göre farklılık gösterebileceğini vurguluyor. Uşak gibi sanayi ve ticaret dengesi olan kentlerde, ücret artışları ile yaşam maliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlara göre harcama sepetindeki değişim, tüketici güveni ve tasarruf eğilimleri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Uşak’ta asgari ücretle geçinen ailelere bütçe planlamasını güncellemeyi, gelir-gider dengesini netleştirmeyi ve aylık ödeme takvimlerini olası fiyat artışlarına karşı esnek hale getirmeyi, bu yaklaşımın artan yaşam maliyetleri karşısında daha kontrollü bir ekonomik tablo sunabileceği belirtiliyor.


