Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii ve Sultanahmet Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. İstanbul Valisi Davut Gül ve bilim kurulu üyeleriyle birlikte sahayı gezen Ersoy, süreçlerin bilimsel yöntemler ve kurul denetimiyle sürdürüldüğünü belirtti. Ersoy, Sultanahmet Camii’nde tarihindeki en kapsamlı restorasyonun tamamlandığını, Ayasofya’daki çok katmanlı uygulamaların ise planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini açıkladı. Restorasyonların ibadet ve ziyaret düzenini aksatmadan yürütüldüğünü vurguladı.
Ayasofya’da Çok Katmanlı Çalışma
Ayasofya’da kuzey, doğu ve güney cepheler ile minarelerde yaklaşık 11 bin metrekarelik iskele kurulduğunu belirten Ersoy, çimento esaslı sıvaların temizlendiğini, biyolojik oluşum ve tuzdan arındırma işlemlerinin yapıldığını söyledi. Erken Bizans, Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular doğrultusunda el yapımı tuğlalar üretildiğini ve onarımlarda kullanıldığını aktardı.
Georadar taramaları ve sayısal modelleme çalışmalarıyla güçlendirme projelerinin hazırlandığını belirten Ersoy, kuzeydoğu minaresinde kontrollü söküm ve özgün taşların belgelenerek yeniden yerleştirilmesi sürecinin tamamlandığını ifade etti. Kubbe için geçici çelik çatı ve 43,5 metre yüksekliğinde platform kurulduğunu, tüm uygulamaların zemin ve titreşim analizleri sonrası hayata geçirildiğini kaydetti. Yer altı tünelleri ve hipoje alanında yürütülen temizlik çalışmalarında yaklaşık 2 bin tona yakın dolgunun tahliye edildiğini açıklayan Ersoy, bu sürecin yapının tarihsel katmanlarını ortaya çıkarmayı ve riskleri azaltmayı hedeflediğini söyledi.
Sultanahmet’te Restorasyon Tamamlandı
Sultanahmet Camii’nde 2018’de başlatılan kapsamlı restorasyonun tamamlandığını ifade eden Ersoy, 22 bini aşkın çininin belgelendiğini, yaklaşık 400 ton kurşun kaplamanın yenilendiğini ve altın kaplamaların elden geçirildiğini aktardı. Minareler, kubbe, revaklı avlu ve iç mekândaki kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmalarının yapıldığını belirtti.
Aydınlatma ve ses sistemlerinin yenilendiğini, akustik performansın iyileştirildiğini söyleyen Ersoy, tüm uygulamaların özgün yapıyı koruma ilkesiyle gerçekleştirildiğini vurguladı. Bilim kurullarının denetiminde yürütülen çalışmaların şeffaflıkla sürdürüldüğünü ifade eden Ersoy, “Fatih’in emanetini özgün kimliğini koruyarak gelecek nesillere ulaştıracağız” dedi. (Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı)




