AK Parti Uşak Milletvekili Dr. İsmail Güneş, Uşak Merkez Bağbaşı Köyü’nde planlanan depolanabilir güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarıyla ilgili kamuoyunda oluşan tartışmalar üzerine kapsamlı bir açıklama yaptı. Güneş, açıklamasında Türkiye’nin enerji politikalarından Bağbaşı Köyü’ndeki arazi düzenlemelerine, hayvancılıktan siyasi eleştirilere kadar birçok başlığa değindi.
Milletvekili Güneş, konuşmasında hem Türkiye genelindeki enerji yatırımlarına ilişkin verileri paylaştı hem de Bağbaşı Köyü’nde atılan adımların köylülerin hak ve hukukunu korumaya yönelik olduğunu savundu. Güneş’in açıklamasını kesmeden veriyoruz!
“Uşak Merkez Bağbaşı Köyü’nde neler olmakta bunu sizlerle paylaşmak istedim. 2002 yılında Türkiye’deki elektrik kullanımı 129 bin cigabayt saatten bugün 354 bin cigabayt saate çıktı ve vatandaşlarımızın elektriksiz kalmaması için hükümetlerimiz gerekli tedbirleri ve yatırımları yaptı. Bugün kurulu gücümüz 31 bin 800 megavattan 122 bin 500 megavata çıktı ve yerlilik ve millilik oranımız kurulu güçte yüzde 72’lere ulaştı.
Özellikle önceki dönem Enerji Bakanlarımızdan Sayın Berat Albayrak döneminde yerlilik ve millilik oranını ve yenilenebilir enerji gücümüzü artırmak anlamında önemli adımlar atıldı, daha sonraki bakanlarımız da bunları sürdürdü. Bugün kurulu gücümüz içinde güneş enerjisi gücümüz 25 bin megavatlara, rüzgar enerjimiz de 14 bin 700 megavatlara çıktı.
Bugün tükettiğimiz enerjinin hâlâ yüzde 57’sini yerli ve milli kaynaklardan üretiyoruz, yüzde 43’ünü ise maalesef ithal kaynaklardan kullanıyoruz. Ürettiğimiz enerjinin yüzde 11’ini rüzgârdan, yüzde 10,5’ini güneşten, yüzde 2,9’unu jeotermalden, yüzde 15’ini hidroelektrik santrallerinden, yüzde 12’sini yerli kömürden, yüzde 21’ini ithal kömürden ve yüzde 22’sini de doğalgazdan üretmekteyiz.
Dolayısıyla dışa bağımlılığı azaltmak anlamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız 2023 yılında depolanabilir güneş ve rüzgâr enerjisi santrali yapımının lisansına çıktı ve bunu belli firmalar aldı. Bunu alan firmaların içinde İYİ Partili de vardır, CHP’li de vardır, MHP’li de vardır, AK Partili de vardır. Biz bunları bilmeyiz. Bizim temel amacımız gündüz ürettiğimiz güneş enerjisini gece de kullanabilmek ve dışa bağımlılıktan kurtulmaktır.
Bu lisansı alan firmalar Türkiye’nin her tarafını tarıyorlar. Nerede bir ham toprak arazisi varsa o şehirde ilgili kurumlara başvuruyorlar ve oralardan olumlu görüş aldıktan sonra ÇED raporunu alarak yatırıma geçiyorlar. Tabii bu başvurulardan milletvekili olarak bizim bilgimizin olması mümkün değil. Merkez Bağbaşı Köyümüzde de yaklaşık 10 bin dekarlık bir alan ham toprak olarak görülmekteydi. Bu da yatırımcı firmaların iştahını kabarttı ve buraya dört firma başvurdu. Bu başvurular olduktan sonra Bağbaşı Köyümüzün muhtarı bizi aradı. Tabii ki buraya ‘siz bunları kurmayın’ demekle olmuyor, yasa var, kanun var.
Biz burada daha fazla firmanın yatırım yapmaması için, köylülerimizin hak ve hukukunu korumak için ne yapabiliriz diye düşündük. Buradaki ham toprağın yaklaşık 5 bin dekarını meraya çevirme yönünde önemli adımlar attık, diğer yaklaşık 3 bin 500 dekarı da ormana çevirme yönünde adımlar attık. Şimdiye kadar buraya dört firma başvurmuştu. Bunlardan bir tanesi ÇED raporunu aldı, bir firmanın süreci devam ediyor, diğer iki firmadan biri ise bundan vazgeçti. Biz burada Bağbaşı Köyümüzün hak ve hukukunu korumak için önemli bir adım attık ve bu ham toprak alanını oldukça daralttık. Lisans alan ve ÇED raporunu alan firma 600 dekarlık bir alan, diğer firma ise 150 dekarlık bir alan olmak üzere yaklaşık 750 dekarlık bir alanda bu yatırımı yapmak için izin aldı. Bu alanın eni yaklaşık 750 metre, uzunluğu ise yaklaşık 1250 metre civarında.
Bağbaşı Köyümüzde 270 nüfus var. Burada 618 büyükbaş hayvan var, yaklaşık 1400 koyun ve keçi var. Tabii ki vatandaşlarımızın ve hayvanlarımızın mağdur olmaması için gerekli tedbirleri aldık. Bağbaşı Köyü’nde yaklaşık 5 bin dekarlık mera alanı, 3 bin 500 dekarlık orman-mera karışımı alan ve yaklaşık 12 bin dekarlık orman alanı hayvanlarımızın istifade edebileceği yerlerdir. Bağbaşı köylülerimizin mağdur olmaması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Diğer taraftan tabii ki kanunlar var, nizamlar var, bunlara uymak zorundayız. Bir taraftan da dışa bağımlılıktan kurtulmak zorundayız ve depolanabilir güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımı yapmak zorundayız.
Ben bu süreçte muhtarımızla defalarca görüştüm ve önemli aşamaları katettik. Son dönemde de muhtarımıza ‘burada gelin ne isteğiniz varsa tekrar görüşelim’ dedim. Burada çeşmeler varsa bu alanın dışına aldırabiliriz, yollar varsa yeni yollar açtırabiliriz. Ama lisans almış firmanın lisansını artık iptal ettirme gibi bir yetkimiz yok. Bundan sonra kurulabilecek yatırımlarla ilgili tedbirler alabiliriz dedik. Fakat maalesef muhtarımız bu yaklaşımımıza rağmen gidip daha çok Cumhuriyet Halk Partili ve diğer siyasi partilerle işin şovuna yöneldi. Burada gösteri yapan Cumhuriyet Halk Partisi gibi siyasi partilerin herhangi bir çözüm önerisi yok, köye bir katkıları da yok. Sadece siyasi rant devşirme derdindeler. Bugün konuşurlar, giderler.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi nükleer santrallere karşı, hidroelektrik santrallerine karşı, termik santrallere karşı, güneş ve rüzgâr enerjisine de karşı. Peki enerjiyi nereden üreteceğiz? Bunlar her şeye karşı olduğu gibi enerji üretimine de karşılar. Ama enerji kullanmaya gelince karşı değiller. Benim bunlardan istirhamım şudur: Madem köylülerin yanında olmak istiyorsanız, başka bir alandan 750 dekarlık bir yer bulun, firmayla anlaşın ve yatırımı oraya taşıyın. Madem gücünüz buna yetiyorsa bunu yapın. Sadece gösteri yapmakla bir yere varılmaz. Vatandaşların yanında olmak, onların hakkını ve hukukunu korumaktır; onların üzerinden siyasi rant devşirmek değildir.
2024 yerel seçimlerinden sonra Uşak’ta belediye Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanına verildi ve su kesintileri başladı. İnanın ki Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi iktidara gelsin, bu kafayla giderse yarın elektrik kesintilerinin olacağı günler yakındır. Allah bunlara fırsat vermesin diyorum. Ben her zaman şunu ifade ediyorum: Bizim amacımız siyasi gösteri, siyasi rant değil; vatandaşlarımıza, köylülerimize hizmettir. Şimdiye kadar Bağbaşı köylülerimizin her zaman yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz.”



