Sağlık

Çocuklar Konuşmaz, Oynar! Mesaj Oyunda Gizli

Psikolog Furkan Sarı, oyun terapisi ve çocuklarda öfke nöbetlerinin ardındaki duygusal mesajlara dikkat çekti.

Çocuk ve ergen psikolojisi alanında çalışmalar yürüten Psk. Furkan Sarı, oyun terapisi ve çocuklarda görülen davranış problemleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Sarı, birçok ebeveynin “Çocuğum konuşmuyor, anlatmıyor” şikâyetiyle başvurduğunu belirterek, çocukların kendilerini yetişkinler gibi kelimelerle değil, oyunla ifade ettiğini söyledi.

Sarı’ya göre oyun terapisi, çocuğun yaşadığı duygusal ve davranışsal zorlukları oyun aracılığıyla ifade etmesini sağlayan bilimsel bir terapi yöntemi. Çocuk için oyunun yalnızca bir eğlence değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim dili olduğunu vurgulayan Sarı, kaygı, korku, öfke, kıskançlık ve içe kapanma gibi duyguların oyun sırasında sembollerle ortaya çıktığını ifade etti. Evde oynanan oyunun terapi anlamına gelmediğini belirten Sarı, oyun terapisinin yapılandırılmış bir ortamda, terapötik ilişki çerçevesinde ve belirli hedeflerle yürütüldüğünü söyledi. Terapistin oyun içindeki temaları gözlemleyerek çocuğun duygusal düzenleme becerilerini geliştirmeye destek olduğunu dile getirdi.

Oyun terapisinin özellikle öfke nöbetleri, kaygı ve korkular, dikkat ve dürtü kontrol sorunları, kardeş kıskançlığı, travmatik yaşantılar ve okul uyum problemlerinde etkili olduğunu kaydeden Sarı, değişimin çoğu zaman önce oyunda başladığını, ardından ev ve okul ortamına yansıdığını belirtti. Çocuklarda sık görülen öfke nöbetlerine de değinen Sarı, yerde ağlayan ya da kendini yere atan bir çocuğun çoğu zaman bastırılmış duygularını dışa vurduğunu söyledi. Özellikle 3–7 yaş aralığında bu davranışların yaygın olduğunu ifade eden Sarı, en sık yapılan hatanın öfkeyi bastırmaya çalışmak olduğunu vurguladı.

Öfke nöbetlerinin altında genellikle sınırların net olmaması, duyguların anlaşılmaması, aşırı kontrol ya da aşırı serbestlik ve değişen aile dinamiklerinin yer aldığını belirten Sarı, ceza ve tehdit yöntemlerinin sorunu çözmediğini, yalnızca ertelediğini dile getirdi. Ebeveyn tutumunun belirleyici olduğuna dikkat çeken Sarı, oyun terapisi ile ebeveyn danışmanlığının birlikte yürütülmesi halinde öfke nöbetlerinin sıklık ve şiddetinde belirgin azalma görüldüğünü ifade etti. “Öfke bir sorun değil, bir işarettir” diyen Sarı, çocukların davranışlarıyla verdikleri mesajın doğru okunması gerektiğini sözlerine ekledi. Çocuğunun davranışlarını anlamakta zorlanan ailelerin profesyonel destek almaktan çekinmemesi gerektiğini belirtti. (Kaynak: doktortakvimi)