(ÖZEL HABER) - Uşak’a doğru yola çıkanların bir kısmı fark etmese de, Eski Gediz’in dar sokakları arasında geçmişten bugüne uzanan sessiz tanıklar yaşamaya devam ediyor. Bunlardan biri de yıllardır bir köşe evin duvarında duran yön levhası. Bugün üzerinde “Gediz-Uşak” yazan tabela, aslında yalnızca bir yön işareti değil, bölgenin yakın tarihine ışık tutan önemli bir hatıra niteliği taşıyor. Çünkü aynı noktada yıllar önce “Simav-Uşak” ibaresi bulunuyordu.
17 Mart 1970 tarihinde meydana gelen ve Türkiye’nin en yıkıcı depremlerinden biri olarak kayıtlara geçen Gediz Depremi, ilçenin kaderini değiştirdi. Büyük yıkımın ardından Gediz'in yerleşim alanı taşınarak bugünkü Yeni Gediz kuruldu. O dönemde birçok kişi eski yerleşimin zamanla tamamen boşalacağını düşünse de hayat Eski Gediz’de sona ermedi.
Depremden sonra yeni yerleşim alanının oluşturulmasıyla birlikte yön tabelaları da değişti. Daha sonra Kütahya-Uşak karayolunun Eski Gediz'in yaklaşık 6 kilometre uzağından geçirilmesiyle bölgedeki ulaşım alışkanlıkları yeniden şekillendi. Ancak tüm bu değişimlere rağmen Eski Gediz'de yaşam devam etti, sokaklar boşalmadı, anılar silinmedi.
Bugün duvarda görülen “Gediz-Uşak” levhasındaki Gediz ifadesi, aslında Yeni Gediz yönünü işaret ediyor. Ancak bu tabela, sadece bir güzergah bilgisi vermekten çok daha fazlasını anlatıyor. Bir depremle değişen şehir planını, yeniden kurulan bir ilçeyi ve geçmişle bağını koparmayan insanların hikayesini hatırlatıyor.
Uşak’a giden binlerce sürücü için sıradan bir yön tabelası gibi görünen bu levha, bölge tarihini bilenler için adeta açık hava müzesi niteliğinde. Eski Gediz’in duvarında duran bu küçük ayrıntı, zamanın nasıl değiştiğini ve bazı izlerin yıllar geçse de kaybolmadığını gözler önüne seriyor. Aradan geçen yarım asrı aşkın zamana rağmen, Eski Gediz’in sokaklarında geçmişin izleri yaşamaya devam ediyor. O levha da bunlardan biri olarak, Uşak yolculuklarının sessiz tanıklığını sürdürüyor.




