Programda kent yaşamında ekolojik farkındalık, üretim kültürü ve doğayla yeniden bağ kurma yolları ele alındı. İki kadın, iki anne ve iki dost tarafından kurulan girişim; şehirde yaşayan bireylerin toprakla, üretimle ve gıdayla ilişkisini güçlendirmeyi amaçlıyor. Girişimin ismine ilham veren Kokopelli figürünü “tohumları hem mecazi hem fiziksel olarak buluşturan bir sembol” olarak tanımlayan Elif Çatıkkaş, şehirde atılan küçük adımların büyük dönüşümlere zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Yasemin Kırkağaçlıoğlu ise sağlıklı gıdaya erişim ve üretim süreçlerini sorguladığı kişisel yolculuğun, girişimin temelini oluşturduğunu belirtti. Kentte yaşayan bireylerle bu dönüşümün paylaşılabileceği fikrinin Kokopelli Şehirde’nin doğuşuna kapı araladığını aktardı. Girişim; bireyler, okullar ve kurumlarla yürüttüğü projeler aracılığıyla ekolojik yaşam pratiklerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. “Kendine Yeten Okul Bahçeleri” projesiyle okul bahçelerinde üretim alanları kurulurken, “Çöpten Toprağa” çalışmasıyla organik atıklar kompost yöntemiyle yeniden toprağa kazandırılıyor. Deprem sonrası hayata geçirilen “Tarımla Onaralım” programı ise kırsal topluluklarda onarıcı tarım uygulamalarını destekliyor.
Balkon tarımı, kompost yapımı, permakültür uygulamaları ve yağmur suyu hasadı gibi pratiklerin deneyimleyerek öğrenildiği çalışmaların, şehir merkezindeki “Terasta Tarım” alanı ve şehir çeperindeki üretim alanı üzerinden sürdürüldüğü paylaşıldı. Evde kompost yapmak ya da bir saksıda yeşillik yetiştirmek gibi küçük adımların yaygınlaşmasının, ekolojik bilinç açısından önemli bir başlangıç olduğu vurgulandı.