(ÖZEL HABER) - Araştırmacı belgeselci Alp Arslan Dur, www.usakhabergazetesi.com.tr’ye Uşak’ın İnay beldesinde restore edilen İnay Hanı’na ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dur, hanın ayağa kaldırılmasının tarih adına sevindirici bir gelişme olduğunu ancak çevresindeki kültürel mirasla desteklenmediği sürece eksik kalacağını ifade etti. Han ile çok kısa mesafede yer alan tarihi köprü, yedi oluklu çeşme, cami ve dere kenarındaki eski köy mezarlığının, bölgede geçmişte bütüncül bir yaşam alanı bulunduğunu gösterdiğini belirten Dur, bu yapıların birlikte korunmasının önemine dikkat çekti. Tekil restorasyonların yeterli olmadığını vurgulayan Dur, alanın çevresiyle birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Dere yatağı ve çevresel sorunlara dikkat
Alp Arslan Dur açıklamasında, hanın önünden geçen derenin suyun çekildiği dönemlerde lavra yatağına dönüştüğü, sivrisinek artışı ve biriken çöplerin hem çevre sağlığını hem de tarihi atmosferi olumsuz etkilediğini ifade ederek, ayrıca hanın önündeki elektrik direklerinin, yapının siluetini bozarak görsel bütünlüğe zarar verdiğini kaydetti. Alp Arslan Dur, “Alanın değerini artırmak için şu adımların atılmasını önerdi, dere yatağının düzenli temizlenmesi ve tarihi dokuya uygun ıslah edilmesi, sivrisinek oluşumunu önleyici çevresel tedbirlerin alınması, tarihi köprü ve yedi oluklu çeşmenin restore edilerek işlev kazandırılması, eski köy mezarlığının peyzaj düzenlemesiyle koruma altına alınması ve mümkünse elektrik hatlarının yer altına alınmasıdır” diye konuştu.
“Tarih birlikte yaşatıldığında anlam kazanır”
İnay Hanı’nın bugün ayağa kalktığını hatırlatan Dur, asıl ihtiyacın bu tarihi alanın çevresiyle birlikte korunması olduğunu vurguladı. Doğru planlama ile bölgenin yalnızca korunmuş yapılar topluluğu değil, kültürel hafızayı yaşatan örnek bir tarih noktası haline gelebileceğini belirten Dur, “Tarih, geleceğe bırakılan en değerli emanettir; bu emaneti korumanın yolu yapıları tek tek değil, birlikte yaşatmaktan geçer” dedi.

(Foto:Alp Arslan Dur)


