Uşak’ın doğa tutkunları bir kez daha rotasını tarih ve doğanın iç içe geçtiği eşsiz bir noktaya çevirdi. Karun Dağcılık Kulübü tarafından organize edilen doğa yürüyüşü, 199+325 demiryolu köprüsü ve çevresinde gerçekleşti. Yaklaşık 11 kilometrelik orta zorlukta bir parkurda yapılan etkinlik, hem katılımcılara eşsiz manzaralar sundu hem de bölgenin tarihi mirasına ışık tuttu. 19. Yüzyıldan Günümüze Bir Mühendislik Harikası
Etkinliğin odak noktalarından biri olan 199+325 köprüsü, yalnızca demiryolu ulaşımı açısından değil, aynı zamanda tarihî değeriyle de büyük önem taşıyor. 1896 yılında Fransız mühendisler tarafından projelendirilen ve 19. yüzyılın sonlarına doğru inşaatı tamamlanan bu çelik demiryolu köprüsü, toplamda 180 metre uzunluğunda ve 3.20 metre genişliğinde. 6 açıklıklı ve 5 farklı yüksekliğe sahip kolon ayaklarıyla dikkat çeken yapı, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı döneminde aldığı hasarın ardından onarılarak tekrar hizmete girmişti. Köprünün adının “199+325” olmasının nedeni ise bulunduğu demiryolu hattının 199’uncu kilometresine denk gelmesi. 2 ana makas sistemine sahip olan köprüde trenin devrilmesini önlemek amacıyla kontra-raylar da bulunuyor. Bakımı TCDD tarafından düzenli olarak yapılan köprü, halen aktif olarak kullanılmaya devam ediyor.
İzmir-Uşak Trenine Selam Duruşu
Doğa yürüyüşü, Eşme ilçesine bağlı Davutlar Köyü Saraçlar mevkiinden başladı. Tek grup halinde yürüyen katılımcılar, Hacı İsmailler Mahallesi'ni geçtikten sonra saat 11:30 sıralarında Dede Tepe mevkiine ulaştı. Burada verilen molada, tarihi demiryolu hattından geçecek olan İzmir-Uşak trenini izlemek isteyen doğaseverler, rayların kıyısında heyecanla bekledi. Trenin geçişiyle birlikte tarihi köprünün canlılığını ve işlevselliğini gözlemleme şansı bulan katılımcılar, hem nostaljik hem de etkileyici bir ana tanıklık etti. Ardından yürüyüşe devam eden grup, Göğebakan Tepesi üzerinden Sepekçi Yolu güzergahını takip ederek, Narıncalı Köyü’nün Köprü Mahallesi'nde yürüyüşlerini sonlandırdı.
Doğaya ve Tarihe Saygı
Karun Dağcılık Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, bu tür etkinliklerin yalnızca fiziksel aktivite açısından değil, aynı zamanda bölgenin tarihi ve doğal mirasının tanıtımı açısından da büyük önem taşıdığı vurgulandı. “Yürüdüğümüz her adımda, geçmişin izlerini bugünün doğasıyla harmanlayarak ilerliyoruz. Amacımız, doğa sevgisini çoğaltmak ve bu değerli mirasları daha fazla insana tanıtmak” denildi.
Kahvaltı molası verilmeyen etkinlikte katılımcılar, yanlarında getirdikleri atıştırmalıklarla araçta veya yürüyüş öncesi hafif bir şeyler tüketmeyi tercih etti. Ortalama tempoyla yaklaşık 3,5 saat süren yürüyüş boyunca katılımcılar, hem temiz havanın hem de dostça sohbetlerin tadını çıkardı.
Yeni Rotalar Yolda
Karun Dağcılık Kulübü, önümüzdeki haftalarda farklı güzergâhlarda yeni yürüyüşler düzenlemeye devam edecek. Katılım göstermek isteyen doğaseverlerin kulüp sosyal medya hesaplarını ve duyurularını takip etmeleri öneriliyor. Uşak ve çevresinin doğa hazineleri, Karun Dağcılık ile her adımda biraz daha keşfediliyor.