(ÖZEL HABER) - Uşak’ta yerel tarih ve kültürel mirasa ışık tutan dikkat çekici bir araştırma daha gün yüzüne çıktı. Uşaklı araştırmacı belgeselci Alp Arslan Dur, Uşak Merkez’e bağlı Mesudiye köyünde bulunan tarihi bir çeşmenin, Oğuzların Salur boyuna mensup Kızılkeçili Aşireti’nin bu topraklardaki varlığını belgeleyen önemli bir kültürel iz olduğunu ortaya koydu. Dur, www.usakhabergazetesi.com.tr’ye yaptığı açıklamada, “Mesudiye köyünde yer alan ve ilk bakışta sıradan bir taş yapı gibi görünen çeşme, yapılan incelemelere göre sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda bir aşiretin bu coğrafyaya vurduğu tarihsel bir mühür niteliği taşıyor. Çeşme, Horasan’dan Anadolu’ya uzanan göç yolları üzerinde Salur boyunun yerleşik hayata geçiş sürecini simgeliyor” dedi.

Salur Boyu 1Alp Arslan Dur, köyün 1910 yılında Mesudiye adını almadan önce Kafirviran olarak bilindiğini hatırlatarak, çeşme kitabesinde yer alan Hicri 1315 tarihinin Miladi 1897’ye karşılık geldiğini belirtti. Dur, tarihin, göçebe Yörük yaşamından yerleşik düzene geçilen kritik bir dönemi işaret etmesi bakımından ayrı bir önem taşıdığına da dikkat çekti.

Salur Boyu 2Çeşme üzerindeki kitabede yer alan “Sahibü’l-hayrât ve’l-hasenât… Kızılkeçilü Aşiretinden Sarıca Himmet oğlu Hacı Himmet. Sene 1315” ifadesinin yalnızca hayır amaçlı bir yapıyı değil, aynı zamanda aşiret kimliğinin bilinçli bir şekilde gelecek kuşaklara aktarılmak istendiğini gösterdiğini ifade eden Dur, şunları söyledi:

“Bu satırların, Kızılkeçili Yörüklerinin Salur boyuna mensup olduğunu açık biçimde ortaya koyduğu değerlendiriliyor. Mesudiye’deki bu çeşme, Salur boyuna bağlı Kızılkeçili Aşireti’nin Uşak ve çevresindeki tarihsel varlığının somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor. Çalışma, bölgenin yerel tarihine dair bilinenlerin ötesine geçerek, Anadolu’nun sosyo-kültürel dönüşüm sürecine dair yeni bir pencere aralıyor.”

Salur Boyu 3

Salur Boyu 4(Foto: Alp Arslan Dur)

Muhabir: Melike Pancarcı