Ortodontik tedaviye başlamayı planlayan birçok hastanın karşısına çıkan en önemli sorulardan biri, gömülü yirmilik dişlerin çekilip çekilmemesi gerektiği oluyor. Uzm. Dt. Tansu Erakman (Diş Hekimi, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi), bu kararın basit bir “çekelim mi, kalsın mı” sorusundan çok daha fazlasını içerdiğini belirterek sürecin tıbbi, ortodontik ve kişisel boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Diş-4Uzm. Dt. Erakman’a göre özellikle gömülü yirmilik dişlerin, alt çenede yer alan ve dudak ile çene hissini sağlayan n. alveolaris inferior sinirine yakın konumda olması, durumu daha hassas hale getiriyor. Bu tür vakalarda standart bir diş çekiminden söz edilemeyeceğini belirten Erakman, detaylı değerlendirme yapılmadan acele karar verilmemesi gerektiğini ifade etti. Tıbbi açıdan bakıldığında, sinire yakın gömülü dişlerde öncelikle üç boyutlu tomografik görüntüleme (CBCT) ile ayrıntılı risk analizi yapılması gerektiği belirtiliyor. Bazı hastalarda çekim yerine yalnızca dişin üst kısmının alındığı koronektomi gibi alternatif yöntemler gündeme gelebilirken, bazı vakalarda ise hiçbir cerrahi müdahale yapılmadan düzenli takip tercih edilebiliyor. Erakman, bu noktada “Bu bir acil çekim kararı değil, dikkatle düşünülmesi gereken bir süreçtir” değerlendirmesinde bulundu.

Ortodontik açıdan ise gömülü yirmilik dişlerin her zaman sorun yaratmadığına dikkat çekiliyor. Bazı durumlarda bu dişler diğer dişlere baskı yaparak tel tedavisinin sonucunu olumsuz etkileyebilir, tedavi sonrası dişlerin tekrar bozulmasına ya da enfeksiyon riskine yol açabilir. Ancak bazı hastalarda gömülü dişlerin yıllarca hiçbir problem oluşturmadan ağızda kalabildiği de vurgulanıyor. Bu nedenle ortodontist ile çene cerrahının birlikte değerlendirme yapmasının büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.

Kararın kişisel boyutuna da değinen Uzm. Dt. Erakman, hastanın risk algısı ve psikolojik konforunun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Tel tedavisinin estetik, mesleki ya da psikolojik açıdan büyük önem taşıdığı durumlarda ve cerrahi riskin düşük olduğu vakalarda çekim tercih edilebilirken, cerrahi düşüncesinin hastada ciddi stres oluşturduğu durumlarda alternatif çözümlerin mutlaka masaya yatırılması gerektiğini söyledi. Ortodontik tedavi öncesinde gömülü yirmilik dişlerle ilgili kararın “ya hep ya hiç” şeklinde verilmemesi gerektiğini vurgulayan Erakman, doğru bilgilendirme, uzman görüşü ve kişisel sınırların birlikte değerlendirilmesiyle dengeli bir yol haritası çizilmesinin en sağlıklı yaklaşım olduğunu ifade etti. (Kaynak: doktortakvimi)

Muhabir: HABER MERKEZİ