Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Rusya İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriyev ile bir araya geldi. Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında yürütülen hazırlık süreci ele alındı.

Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Murat Kurum, COP31 hazırlıklarının detaylarının ve Türkiye’nin önceliklerinin değerlendirildiğini belirtti. Kurum, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı konferansın sadece taahhütlerin konuşulduğu bir toplantı değil, aynı zamanda uygulamaya dönük somut adımların atıldığı bir zirve olması hedefiyle hazırlandığını vurguladı. Türkiye’nin iklim diplomasisinde çözüm odaklı bir yaklaşım benimsediğini ifade eden Kurum, güçlü iş birliği ve ortak akılla hareket etmeye devam edeceklerini kaydetti.

COP31 Antalya’da düzenlenecek

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31’inci Taraflar Konferansı olan COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’daki EXPO alanında gerçekleştirilecek. Zirveye ilişkin hazırlık, organizasyon ve yürütme süreçleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle COP31 Başkanı olarak görevlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un koordinasyonunda yürütülüyor.

COP31 neden önemli?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen Taraflar Konferansları, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel politikaların belirlendiği en önemli platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Her yıl yaklaşık 197 ülkenin katılımıyla düzenlenen toplantılarda sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim uyum politikaları, iklim finansmanı, karbon piyasaları ve kayıp-zarar mekanizmaları gibi başlıklar ele alınıyor. Paris Anlaşması’nın uygulanmasına yönelik birçok kural ve uygulama da bu konferanslarda şekilleniyor.

Türkiye için diplomatik ve ekonomik fırsat

COP31’e ev sahipliği yapmak, Türkiye açısından hem uluslararası görünürlük hem de iklim diplomasisinde etkin bir rol üstlenmek açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor. Böyle büyük bir organizasyon aynı zamanda ülkede yeşil dönüşüm çalışmalarına ivme kazandırıyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, sürdürülebilir şehircilik projeleri ve iklim uyum politikaları daha güçlü bir şekilde gündeme taşınırken uluslararası finans kuruluşları ve iklim fonlarının da ilgisi artıyor.

Konferansın düzenleneceği Antalya ise iki hafta boyunca dünyanın dört bir yanından gelecek delegasyonlara ev sahipliği yapacak. On binlerce katılımcının yer alacağı zirvenin turizm, konaklama, ulaşım ve hizmet sektörlerinde de ciddi bir ekonomik hareketlilik oluşturması bekleniyor. Böylece Antalya, konferans süresince küresel iklim diplomasisinin merkezlerinden biri haline gelecek. (Kaynak: Çevre Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığı)

Muhabir: HABER MERKEZİ