Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi 21. yüzyılın en önemli sağlık problemlerinden biri olarak tanımladığını hatırlatan Özel Sağlık Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı İsmail Yaman, Türkiye’nin obezitede Avrupa’da ilk sırada yer aldığına dikkat çekti. Yaman, ülkede her üç kişiden birinin obez olduğunu belirterek, sorunun ciddi sağlık riskleri barındırdığını söyledi. Obezitenin vücutta aşırı yağ birikimi anlamına geldiğini ifade eden Yaman, vücut kitle indeksinin 30’un üzerinde olmasının obezite olarak değerlendirildiğini kaydetti. Dünya genelinde yaklaşık 650 milyon obez birey bulunduğunu aktaran Yaman, özellikle ek hastalıkları bulunan veya vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan kişilerde cerrahi tedavinin etkili sonuçlar verdiğini dile getirdi.

Cerrahi yöntemler arasında en sık uygulanan operasyonun tüp mide ameliyatı olduğunu belirten Yaman, bu yöntemin laparoskopik yani kapalı teknikle uygulandığını ve yaklaşık 40 dakika sürdüğünü söyledi. 1999 yılında ilk kez gerçekleştirilen ve 2009 sonrası yaygınlaşan tüp mide ameliyatında midenin yüzde 80-85 oranında küçültüldüğünü ifade eden Yaman, işlemin üç temel mekanizma ile etkili olduğunu anlattı. Ameliyat sırasında açlık hormonu olarak bilinen ghrelin salgılayan bölümün çıkarıldığını belirten Yaman, bu sayede açlık hissinin belirgin şekilde azaldığını vurguladı. Ayrıca mide hacminin 1000-1500 cc’den 100-150 cc’ye düşürüldüğünü, böylece daha az gıda ile tokluk hissi oluştuğunu ifade etti. GLP ve Peptid Y hormonlarının artışının ise insülin direnci ve uygun hastalarda tip 2 diyabet üzerinde olumlu etkiler sağladığını kaydetti.

Operasyonun herkese uygulanmadığını da hatırlatan Yaman, ameliyat öncesinde detaylı değerlendirme, test ve konsültasyon sürecinin yürütüldüğünü söyledi. Uygun görülen hastaların ameliyata alındığını belirten Yaman, operasyon sonrası iki gün hastanede yatış yapıldığını, masa başı çalışanların ortalama bir hafta içinde işlerine dönebildiğini aktardı. Taburculuk sonrası yürüyüşlerin hemen başlayabildiğini, 15’inci günden itibaren hafif egzersizlere izin verildiğini, birinci aydan sonra ise travmaya açık sporlar hariç çoğu fiziksel aktivitenin serbest olduğunu ifade etti.

Uzmanlar, obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil; diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıkları gibi pek çok kronik rahatsızlıkla bağlantılı ciddi bir halk sağlığı problemi olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’de artan oranlar ise yaşam tarzı değişiklikleri ve erken müdahalenin önemini bir kez daha gündeme taşıyor. (akctanitim)

Muhabir: HABER MERKEZİ