(ÖZEL HABER) - Uşaklı araştırmacı belgeselci Alp Arslan Dur, dünyanın ikinci büyük kanyonu olarak bilinen Ulubey Kanyonu’nda yürüttüğü drone çekimleri sırasında dikkat çekici bir keşfe imza attı. Dur, çalışmasını “Ulubey Kanyonu’nun Sessiz Muhafızı: Zirvesinde Kale, Kalbinde Koç” başlığıyla takipçilerinin beğenisine sundu. Ulubey’in derinliklerinde, zamanın rüzgârıyla şekillenmiş devasa bir silüet yükseliyor. Kanyonun tam merkezinde yer alan bu doğal oluşum, ilk bakışta bir koçbaşını andırıyor. Üzerinde ise asırlara meydan okuyan, göğe komşu Ulubey Kalesi tüm ihtişamıyla yer alıyor.
Doğa ve Tarihin Sessiz Ortaklığı
Ortaya çıkan görüntülerde, doğanın kaleye adeta bir kaide sunduğu, kanyonun ise bu yapıyı kadim bir muhafız gibi çevrelediği görülüyor. Koç figürünün boynuz kıvrımlarında tarihin tozu, zirvesindeki surlarda ise geçmiş uygarlıkların izleri hissediliyor
“Kanyonun Kadim Koruyucusu”
Uşaklı araştırmacı belgeselci Alp Arslan Dur’un paylaştığı görüntüler, yalnızca görsel bir keşif olmanın ötesinde, Ulubey Kanyonu’nun jeolojik ve kültürel hafızasına da güçlü bir gönderme yapıyor. Doğal oluşum ile tarihi yapının iç içe geçtiği bu manzara, kanyonun “sessiz muhafızı” olarak yorumlanıyor. Drone çekimleriyle belgelenen bu özel çalışma, kısa sürede doğa ve tarih meraklılarının ilgisini çekti. Ulubey Kanyonu’nun yalnızca derinliğiyle değil, barındırdığı sembollerle de keşfedilmeyi bekleyen bir açık hava arşivi olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.
Ulubey Kanyonu
Ulubey Kanyonu, Uşak’ın Ulubey ilçesi sınırlarında yer alan ve yaklaşık 75 kilometrelik uzunluğuyla dünyanın en büyük ikinci kanyonu olarak bilinen eşsiz bir doğal mirastır. Jeolojik oluşumu milyonlarca yıl öncesine dayanan kanyon, Banaz Çayı ve kollarının aşındırmasıyla bugünkü görkemli yapısına kavuşmuştur. Kanyon; yalnızca derinliği ve uzunluğuyla değil, barındırdığı tarihi kalıntılar, kaya oluşumları, mağaralar ve biyolojik çeşitlilikle de dikkat çeker. Antik dönemden itibaren yerleşim izleri taşıyan bölgede, kaleler, gözetleme noktaları ve savunma yapıları bulunur. Bu yönüyle Ulubey Kanyonu, doğa ile tarihin iç içe geçtiği nadir coğrafyalardan biri olarak kabul edilir. Son yıllarda cam teras, yürüyüş parkurları ve doğa turizmine yönelik yatırımlarla daha fazla ilgi gören Ulubey Kanyonu, aynı zamanda fotoğrafçılar, belgeselciler ve araştırmacılar için açık hava arşivi niteliği taşır. Uzmanlar, kanyonun henüz tamamı keşfedilmemiş bir kültürel ve jeolojik hafızaya sahip olduğunu vurguluyor.



