Manşet

Uşak'ın Deri Sanayisi Nasıl Geriledi? Yükseliş Mümkün mü?

Uşak ekonomisinin lokomotifi olan deri sanayisi, küresel rekabet ve artan maliyetlerle büyük güç kaybetti.

(ÖZEL HABER) - Sektör bugün hangi noktada ve yeniden eski günlerine dönebilir mi? Uşak denildiğinde uzun yıllar boyunca akla ilk gelen sektörlerden biri dericilikti. Kent ekonomisini ayakta tutan, binlerce kişiye istihdam sağlayan ve Avrupa pazarına ihracat yapan deri sanayisi, bugün ise geçmişteki üretim gücünden uzak bir tablo sergiliyor. Ancak sektör temsilcileri ve uzmanlar, doğru yatırımlar ve katma değerli üretim anlayışıyla Uşak'ın yeniden önemli bir üretim merkezi olabileceğini düşünüyor.

1980'li yıllardan itibaren hızla büyüyen deri sanayisi, Uşak'ın sanayi kimliğinin oluşmasında belirleyici rol oynadı. Kurulan tabakhaneler, işleme tesisleri ve ardından faaliyete geçen Uşak Deri Karma Organize Sanayi Bölgesi sayesinde kent, Türkiye'nin en önemli işlenmiş deri üretim merkezlerinden biri haline geldi. O yıllarda sadece fabrikalarda çalışan binlerce kişi değil; nakliye, kimya, makine, bakım, ambalaj ve lojistik sektörleri de dericiliğin oluşturduğu ekonomik hareketten pay aldı. Sabah vardiyalarına yetişen işçiler, fabrikalardan yükselen üretim sesleri ve Avrupa'ya doğru yola çıkan ihracat tırları, uzun yıllar boyunca Uşak'ın ekonomik canlılığının simgesi oldu. Kentte birçok aile geçimini doğrudan ya da dolaylı olarak deri sektöründen sağladı.

Kırılma Noktası Küresel Rekabet Oldu

2000'li yılların ortalarından itibaren dünya ticaretindeki değişim, Uşak'taki deri üreticilerini de doğrudan etkiledi. Çin başta olmak üzere Vietnam, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerin düşük işçilik maliyetleri ve güçlü devlet teşvikleriyle üretim kapasitesini artırması, uluslararası markaların sipariş rotasını değiştirdi. Türkiye kalite konusunda avantajını korusa da fiyat rekabetinde aynı başarıyı sürdüremedi. Özellikle Avrupa merkezli birçok marka üretimini Uzak Doğu'ya kaydırırken, Uşak'taki işletmeler sipariş kayıpları yaşamaya başladı.

Tüketici Alışkanlıkları da Değişti

Sektörü zorlayan tek unsur küresel rekabet olmadı. Son yıllarda özellikle Avrupa'da çevre duyarlılığının artması, sürdürülebilir üretim politikalarının yaygınlaşması ve vegan yaşam tarzının güç kazanmasıyla birlikte gerçek deri yerine alternatif malzemelere yönelim hızlandı. Moda ve otomotiv sektöründe sentetik ve yeni nesil malzemelerin daha fazla kullanılmaya başlanması, doğal deri talebini önemli ölçüde etkiledi. Bu değişim, ihracat pazarının büyük bölümünü Avrupa'ya yapan Uşaklı üreticilerin siparişlerine de doğrudan yansıdı.

En Büyük Baskı Üretim Maliyetleri

Deri üretimi, elektrik, doğalgaz, su ve kimyasal kullanımının yoğun olduğu sanayi kollarından biri olarak öne çıkıyor. Son yıllarda enerji maliyetlerinde yaşanan yükseliş, özellikle orta ve küçük ölçekli işletmeler üzerinde ciddi mali baskı oluşturdu. Artan finansman giderleri, döviz dalgalanmaları ve işletme maliyetleri de sektörün rekabet gücünü azaltan diğer önemli etkenler arasında yer aldı.

Nitelikli İş Gücü Azalıyor

Bir zamanlar babadan oğula geçen ustalık kültürüyle ayakta duran sektör, bugün farklı bir sorunla karşı karşıya. Gençlerin ağır çalışma koşulları nedeniyle farklı sektörleri tercih etmesi, deneyimli personel sayısının her geçen yıl azalmasına neden oluyor. Tabaklama, finisaj ve deri işleme gibi uzmanlık gerektiren alanlarda yetişmiş çalışan bulmak giderek zorlaşırken, sektör temsilcileri bunun önümüzdeki yıllarda üretim kadar önemli bir sorun haline geleceğini ifade ediyor.

İhracat Rakamları Gerçeği Ortaya Koyuyor

Hazır giyim sektöründeki ihracat artışı ilk bakışta olumlu bir tablo ortaya koysa da deri sanayisindeki yavaşlama dikkat çekiyor. Uşak Deri Karma Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Coşkun Güngör'ün değerlendirmelerine göre, 2026'nın ilk dört ayında hazır giyim ihracatı 5,3 milyar doların üzerine çıkarken, deri ve deri mamulleri ihracatı yaklaşık 470 milyon dolar seviyesinde kaldı. Bu tablo, hazır giyimde yaşanan büyümenin deri sektöründeki daralmayı gölgede bıraktığını gösteriyor.

Uşak'ta Umut Veren Yatırımlar Devam Ediyor

Sektörün karşı karşıya olduğu tüm zorluklara rağmen Uşak'ta yatırımlar tamamen durmuş değil. Uşak Deri Karma Organize Sanayi Bölgesi'nde çevre altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar sürerken, arıtma tesislerinin modernizasyonu ve altyapı projeleri için yaklaşık 67 milyon liralık yatırım programı yürütülüyor. Bu yatırımlar, özellikle Avrupa Birliği'nin giderek sıkılaşan çevre standartlarına uyum açısından büyük önem taşıyor.

Geleceğin Anahtarı Tasarım ve Teknoloji

Sektör temsilcileri, Uşak'ın yeniden eski üretim modeline dönmesi artık gerçekçi görünmüyor. Bunun yerine daha az miktarda ancak yüksek katma değer oluşturan üretim anlayışı öne çıkıyor. Bu noktada Uşak Üniversitesi ile yürütülen iş birlikleri dikkat çekiyor. Deri, Tekstil ve Seramik Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi ile sektör arasında sürdürülen ortak projelerde dijital dönüşüm, Ar-Ge, tasarım odaklı üretim ve yeni ürün geliştirme çalışmalarına ağırlık veriliyor. Çalışmalarda ki amacın, ham deri satan değil, tasarım yapan, marka oluşturan ve yüksek katma değer üreten bir sanayi yapısına geçişi hızlandırmak olduğu ifade ediliyor.

Eski Günler Geri Gelir mi?

Sektör temsilcileri, 1990'lı yıllardaki üretim hacminin yeniden yakalanmasının kolay olmadığını ifade ederken, bunun yerine daha verimli, daha çevreci, teknoloji kullanan ve markalaşmayı başaran bir deri sanayisinin Uşak için çok daha sürdürülebilir bir hedef olduğu görüşü öne çıkıyor. Bugün Uşak deri sanayisi belki eski parlak günlerinden uzak görünüyor. Ancak sahip olduğu üretim kültürü, yetişmiş altyapısı, organize sanayi bölgesi, üniversite iş birlikleri ve devam eden yatırımlar, sektörün tamamen gücünü kaybetmediğini gösteriyor.

Önümüzdeki yıllarda Uşak'ın deri sanayisinin kaderini belirleyecek unsur ise artık daha fazla üretmek değil, dünyada değişen tüketim anlayışına uyum sağlayarak daha yenilikçi, daha çevreci ve daha yüksek katma değerli üretim yapabilmek olacak.