(ÖZEL HABER) - Bölgenin geçmişine ışık tutan araştırmaları konusunda www.usakhabergazetesi.com.tr’ye konuşan Uşaklı belgeselci ve araştırmacı Alp Arslan Dur, Belkaya’nın yalnızca bir köy değil, aynı zamanda Uşak’ın hafızasını taşıyan önemli bir kültürel alan olduğunu söyledi. Belkaya Köyü, Elmadağı eteklerinde yer alan tarihi geçmişiyle yeniden gündemde. Osmanlı kayıtlarında “Karye-i Kürt” adıyla geçen köy; tarihi suyolları, zaviyeleri, eski mezarlıkları ve halk arasında anlatılan efsaneleriyle dikkat çekiyor.

Bölgenin tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uşaklı belgeselci ve araştırmacı Alp Arslan Dur, Belkaya’nın Uşak’ın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Dur yaptığı açıklamada, “Belkaya sadece eski bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda Uşak’ın su kültürünü, inanç tarihini ve Anadolu’daki yerleşim sürekliliğini gösteren önemli bir merkezdir. Germiyan döneminde inşa edilen suyolları, bölgenin o dönemki mühendislik anlayışını da ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Tarihi kaynaklara göre 1419 yılında Germiyan Beyliği döneminde oluşturulan sistemle Belkaya’dan çıkan kaynak sularının Uşak şehir merkezine taşındığı belirtiliyor. Seyyah Evliya Çelebi de eserlerinde bu suyun “9 Sele Deresi” üzerinden ağaç oluklarla Uşak’a ulaştırıldığını aktarıyor. Osmanlı döneminde “Karye-i Kürt” adıyla kayıtlara geçen bölgede sipahi çiftlikleri, piyade ve müsellem teşkilatı, Şeyh Mezid Zaviyesi, tarihi çeşmeler ve halk arasında anlatılan “nefes taşı” efsanesi gibi birçok kültürel unsurun bulunduğu ifade ediliyor.

Araştırmalara göre Belkaya’nın zamanla Şeyh Mezid Zaviyesi çevresinde gelişerek bugünkü köy yapısına dönüştüğü düşünülüyor. Elmadağı havzasında Roma dönemine ait kalıntıların da bulunduğu belirtilirken, bölge 2025 yılında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edildi. Bugün hala doğal dokusunu koruyan Belkaya; buz gibi kaynak suları, asırlık ağaçları, tarihi yapıları ve anlatılarıyla Uşak’ın keşfedilmeyi bekleyen kültürel miras alanlarından biri olarak öne çıkıyor.


