Sağlık

Varis Sessiz İlerliyor! Uzmanı Erken Tanı İçin Uyardı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Pınar Sungur, varisin neden oluştuğunu ve erken teşhisin önemini anlattı.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Pınar Sungur, toplumda oldukça yaygın görülen varis hastalığına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Varisin yalnızca estetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirten Sungur, aslında bunun toplardamar sistemini etkileyen ciddi bir damar hastalığı olduğunu vurguladı.

Vücudun dolaşım sisteminde iki ana damar yapısı bulunduğunu ifade eden Sungur, atardamarların kalpten çıkan temiz kanı vücudun tüm bölgelerine taşıdığını, toplardamarların ise kirli kanı tekrar kalbe ulaştırdığını söyledi. Varis olarak bilinen durumun toplardamarların genişleyip uzaması sonucu ortaya çıktığını belirten Sungur, özellikle bacaklarda görülen bu rahatsızlığın zamanla ilerleyebileceğine dikkat çekti.

Toplardamarların yapı itibarıyla atardamarlara göre daha zayıf bir duvara sahip olduğunu anlatan Sungur, kanın bacaktan kalbe doğru taşınmasının yerçekimine karşı gerçekleştiğini ve bu durumun damarlar üzerinde ciddi bir basınç oluşturduğunu dile getirdi. Genetik yatkınlığın varis oluşumunda en önemli faktörlerden biri olduğunu söyleyen Sungur, kadınlarda hastalığın erkeklere göre daha sık görüldüğünü ifade etti. İleri yaş, doğum kontrol hapı kullanımı, sigara, obezite, hamilelik ve derin toplardamar tıkanıklıkları da varisin ortaya çıkmasında etkili faktörler arasında yer alıyor.

Varis hastalarının çoğunun bacaklarda dolgunluk hissi, çabuk yorulma, ağrı, gece krampları ve kaşıntı gibi şikayetlerle doktora başvurduğunu aktaran Sungur, bazı durumlarda ise hastalığın sadece görsel bir problem gibi algılanabildiğini belirtti. Ancak görünürde belirgin bir damar genişlemesi olmasa bile damar kapakçıklarında bozulma yaşanabileceğini ve bunun venöz yetmezlik olarak adlandırıldığını ifade etti.

Doğru teşhis için uzman muayenesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Sungur, varis şüphesi bulunan hastalarda renkli doppler ultrasonografinin mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Bu inceleme sayesinde damarların yapısı, kapakçıkların durumu ve olası tıkanıklıkların ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini belirten Sungur, tedavi planının da bu sonuçlara göre oluşturulduğunu vurguladı. Varis tedavisinin hastalığın evresine göre değiştiğini anlatan Sungur, geçmiş yıllarda açık ameliyatların daha yaygın olduğunu ancak günümüzde kapalı yöntemlerin öne çıktığını ifade etti.

Kateter yardımıyla uygulanan lazer ya da radyofrekans yöntemleriyle sorunlu damarların kapatılabildiğini belirten Pınar Sungur, bunun yanı sıra tıbbi yapıştırıcı uygulamaları ve ameliyatsız yöntemlerin de modern tedavi seçenekleri arasında yer aldığını kaydetti. Skleroterapi olarak bilinen yöntemle özellikle kılcal varislerin tedavi edilebildiğini söyleyen Sungur, bu uygulamada damar içerisine verilen özel bir madde sayesinde damarın kapatıldığını anlattı. Bunun yanında lazer ve radyofrekans tekniklerinin de ince damarların tedavisinde kullanılabildiğini ifade etti.

Varis tedavisinde yalnızca işlem uygulamanın yeterli olmadığını belirten Sungur, hastaların yaşam tarzı alışkanlıklarının da büyük önem taşıdığını vurguladı. Uzun süre hareketsiz kalmanın, ağır iş koşullarının, sigara ve alkol kullanımının yeni varis oluşumuna zemin hazırlayabileceğini söyleyen Sungur, düzenli egzersiz, varis çorabı kullanımı ve doktor kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi. (Kaynak: DoktorTakvimi)