Dünyanın en saygın eğitim teknolojileri organizasyonları arasında gösterilen BETT Awards 2026, bu yıl da küresel ölçekte faaliyet gösteren büyük teknoloji ve yayıncılık devlerinin yoğun rekabetine sahne oluyor. Ancak bu rekabet ortamında öne çıkan dikkat çekici bir başarıya Türkiye’den Macenta imza attı. Macenta, BETT Awards’ta üst üste üçüncü kez finalist olarak gösterilen tek Türk eğitim teknolojileri şirketi olmayı başardı.
Eğitim yayıncılığı ve dijital öğrenme alanının uzun yıllardır büyük ölçüde yabancı menşeli firmaların kontrolünde olduğu bir pazarda, tüm içeriğini, yazılım altyapısını ve pedagojik kurgusunu kendi bünyesinde geliştiren bir Türk şirketinin bu ölçekte bir küresel platformda üç yıl üst üste finale kalması, sektör açısından istisnai bir başarı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye’de eğitim teknolojileri alanında yerli ve nitelikli üretimin mümkün olduğunun güçlü bir göstergesi niteliği taşıyor.
Macenta, BETT Awards 2026’da bu yıl iki ayrı proje ile iki farklı kategoride finalist listesinde yer aldı. Şirketin uluslararası ölçekte ses getiren projelerinden The Globals, ilk aşamada Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları temelli bir İngilizce öğrenme programı olarak kurgulanırken, yeni versiyonunda sanat, sosyal-duygusal öğrenme (SEL) ve yaşam becerileri (life skills) temalarıyla kapsamını genişletti. Yapay zekâ destekli altyapısı sayesinde özelleştirilebilir kurs geliştirme imkânı sunan The Globals, klasik yayıncılık anlayışının ötesine geçen bütüncül yapısıyla jüri tarafından “oyunun kurallarını değiştiren proje” olarak nitelendirildi.
Finalist gösterilen bir diğer proje Ridaboo ise, Türkiye’de geliştirilen dijital okuma platformu JUKIT’in İngilizce versiyonu olarak öne çıkıyor. Ridaboo; kişiselleştirilmiş okuma ve yazma deneyimi, yapay zekâ destekli okuma kalitesi analizi ve geri bildirim mekanizmaları, sesli okuma ve yazma modülleri ile animasyonlu hikâyeleri bir araya getirerek çocuklara çok boyutlu bir öğrenme ortamı sunuyor. Bu yönüyle Ridaboo, yalnızca bir okuma uygulaması değil, okuma-yazma sürecini yeniden tanımlayan yenilikçi bir eğitim teknolojisi çözümü olarak değerlendiriliyor.
Sektör temsilcileri, yabancı yayın ve teknoloji devlerinin hâkim olduğu bir pazarda, bir Türk şirketinin hem içerik üreticisi hem de teknoloji geliştiricisi olarak bu düzeyde rekabet edebilmesini yalnızca ticari bir başarı olarak görmüyor. Bu başarının aynı zamanda eğitim niteliği, kültürel üretim, yerli bilgi birikimi ve ekonomik katma değer açısından stratejik bir kazanım olduğuna dikkat çekiliyor. Macenta Kurucusu ve CEO’su Burak Akyüz, konuyla ilgili değerlendirmesinde Türkiye’de yabancı dil eğitim yayıncılığının uzun yıllardır büyük ölçüde yurt dışı merkezli firmaların kontrolünde olduğunu hatırlatarak, bu tabloyu sadece eleştirmekle yetinmediklerini vurguladı. Akyüz, “Okullarımız, öğretmenlerimiz ve çocuklarımız yıllardır ağırlıklı olarak yabancı kaynaklarla besleniyor. Biz bu duruma bakıp ‘Biz de yapabiliriz’ dedik ve gerçekten yaptık” ifadelerini kullandı.
Akyüz, açıklamasının devamında üç yıl üst üste elde edilen başarının tesadüf olmadığını belirterek, “İçeriğini, yazılımını ve pedagojik altyapısını kendi geliştiren bir Türk ekibin, dünyanın en büyük eğitim teknolojileri sahnesinde üç yıl üst üste finalist olması; hayal kurmanın, cesur olmanın ve vazgeçmemenin bir sonucudur. Bu başarı sadece Macenta’nın değil, bu ülkede üreten, inanan ve değer katan herkesin başarısıdır” değerlendirmesinde bulundu. BETT Awards 2026 ödül töreni, 21 Ocak 2026 tarihinde Londra’da düzenlenecek gala gecesinde gerçekleştirilecek. Macenta, bu törende Türkiye’yi temsil eden tek eğitim teknolojileri şirketi olarak sahnede yer alacak. (Kaynak: eramedia.com.tr)