Uzman psikolog ve yazar Yelda Başaran, yapay zeka ile tarihte ilk kez gerçekleştirilen bir röportaja imza attı. Başaran, kaleme aldığı söyleşiyi Hürriyet Kelebek’te yayımlanan “İyi Yaşam Sanatı” köşesinde okuyucularla buluşturdu. Röportajda yapay zekanın sezgi ve duygu eksikliğine dikkat çekilirken, insan ve teknoloji ilişkisine psikoloji perspektifinden yaklaşıldı. Yapay zekaya yöneltilen “Her şeyi biliyor musun, bilmediğin hiçbir şey yok mu?” sorusuna verilen “Bende altıncı his yok, zekiyim ama ruhsuzum” yanıtı, söyleşinin en dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Yapay zekânın yemek tercihiyle ilgili verdiği yanıtlar üzerine yapılan karşılıklı diyaloglar, sistemin veri temelli yapısını ve duygu eksikliğini açık biçimde ortaya koydu.
Söyleşide yapay zeka, zaman zaman tutarsız cevaplar verebildiğini kabul ederek, bunun nedenini his yerine veriye dayalı çalışmasına bağladı. Yapay zekânın, “İnsanlar benim zekamı kullansın ama kendi kalplerinin sesini dinlesin” ifadesi röportajın öne çıkan mesajları arasında yer aldı. Yayımlanan röportaj, ana haber bültenlerine de konu olurken, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Röportaj fikrinin nasıl ortaya çıktığına ilişkin değerlendirmede bulunan Yelda Başaran, son dönemde birçok danışanında yapay zekaya aşırı yönelim gözlemlediğini, bu nedenle yapay zekayı daha yakından incelemeye başladığını ifade etti. Terapi koltuğundaymış gibi yöneltilen sorulara verilen cevapların zaman zaman değişkenlik göstermesinin kendisini bu röportajı yapmaya yönelttiğini belirtti.
Bir psikolog olarak teknolojiye karşı olmadığını vurgulayan Başaran, teknolojinin hayatı kolaylaştırdığına dikkat çekerken, insanların içsel motivasyonlarını ve hayata dair neşelerini koruyabilmeleri için kalplerinin sesini dinlemeyi ihmal etmemeleri gerektiğini dile getirdi. Yapılan çalışmanın bir sosyal farkındalık röportajı olduğunu ifade eden Başaran, verilmek istenen mesajın toplumda karşılık bulmasını temenni etti. (Kaynak: Yelda Başaran/Hürriyet Kelebek)