Artan yem maliyetleri ve ithalata bağımlı hammaddeler, hayvancılık sektöründe verimliliği her zamankinden daha önemli hale getirdi. Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, kaliteli besleme çözümlerinin üreticiye hem maliyet hem de sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sağladığını söyledi. Hayvancılık sektöründe üretim maliyetlerinin en büyük bölümünü oluşturan yem giderleri, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve ithalata bağımlı hammadde yapısı nedeniyle üreticiler üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Sektör temsilcileri ise bu süreçte üretim miktarından çok yemden alınan verimin ön plana çıktığını vurguluyor.
Yem Maliyetleri Üretim Giderlerinin Büyük Bölümünü Oluşturuyor
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, yem giderleri birçok hayvansal üretim modelinde toplam maliyetlerin yüzde 60 ila 70'ini oluşturuyor. Türkiye'de ise karma yem üretimi yıllık 30 milyon tonun üzerinde gerçekleşirken, üretimde kullanılan mısır, soya küspesi ve yağlı tohum türevlerinde ithalata bağımlılık sürüyor. Bu durum, küresel piyasalardaki fiyat değişimlerinin doğrudan üretim maliyetlerine yansımasına neden oluyor.
Aynı Yemle Daha Fazla Verim Hedefleniyor
Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, yem sektöründe artık asıl rekabetin yalnızca hammadde fiyatlarında değil, kullanılan yemden elde edilen verimde yaşandığını ifade etti. Altıntaş, aynı miktardaki yemle daha yüksek canlı ağırlık artışı, daha fazla süt verimi ve daha iyi yem dönüşüm oranı elde etmenin üreticilerin rekabet gücünü doğrudan artırdığını belirtti. Küresel piyasalardaki belirsizliklerin alternatif yem hammaddelerinin kullanımını ve bilimsel besleme yaklaşımlarını daha önemli hale getirdiğini söyleyen Altıntaş, geliştirdikleri besleme programları, premiks ve yem katkısı çözümleriyle üreticilerin maliyet baskısını daha etkin yönetmelerine destek olduklarını ifade etti.
Verimli Besleme Çevreye de Katkı Sağlıyor
Kaliteli besleme uygulamalarının yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da önemli kazanımlar sunduğunu belirten Altıntaş, yemden yararlanma oranının artırılmasının doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağladığını söyledi. FAO'nun sürdürülebilir hayvancılık çalışmalarında yem verimliliğinin sera gazı emisyonlarının azaltılmasında önemli bir unsur olarak öne çıktığını hatırlatan Altıntaş, bu yaklaşımın karbon ayak izinin ve atık miktarının azaltılmasına da katkı sunduğunu dile getirdi.
Trouw Nutrition olarak kaliteyi yalnızca laboratuvar analizleriyle değerlendirmediklerini belirten Altıntaş, hayvan performansı, sindirilebilirlik, hammadde optimizasyonu ve üreticiye sağlanan ekonomik katkıyı birlikte ele aldıklarını kaydetti. Türkiye yem sektörünün önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğini ifade eden Gonca Altıntaş, bu büyümenin temelinde kaliteli besleme uygulamalarının yer alacağını söyledi.
Veri odaklı üretim yönetimi, alternatif hammadde stratejileri, doğru premiks kullanımı ve bilimsel besleme uygulamalarının sektörün rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında bulunduğunu belirten Altıntaş, Trouw Nutrition'ın küresel bilgi birikimini Türkiye'deki üreticilerin ihtiyaçlarına uygun çözümlerle buluşturduklarını ifade etti. Altıntaş, amaçlarının üreticilerin uzun vadeli verimlilik, kârlılık ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayarak hayvancılık sektörünün gelişimine destek olmak olduğunu sözlerine ekledi. (Kaynak: inomist.com)





