İş yeri kültürü ve çalışan deneyimi alanında küresel ölçekte referans kabul edilen Great Place To Work, 2026 yılı “Türkiye’nin En İyi İşverenleri™” listesini kamuoyuyla paylaştı. 21 Nisan’da düzenlenen törenle açıklanan liste, iş dünyasında dengeleri yeniden hatırlatan sonuçlarıyla dikkat çekti. Bu yılki araştırma; Türkiye genelinde 600’den fazla organizasyon ve 175 bini aşkın çalışanın doğrudan geri bildirimleriyle oluşturuldu. Yapılan kapsamlı analiz sonucunda farklı sektörlerden toplam 137 kurum, çalışan deneyimi ve güven temelli iş kültürüyle “En İyi İşveren” unvanını almaya hak kazandı.

Güven Kültürü Şirketleri Zirveye Taşıdı

Araştırmanın en çarpıcı sonucu, yüksek performansın temelinde “güven” faktörünün yer aldığını bir kez daha ortaya koydu. Listeye giren şirketlerin ortak paydası; çalışanların kendini değerli, adil ve güvende hissettiği bir çalışma ortamı sunmaları oldu. Özellikle “For All™” yaklaşımı kapsamında, yalnızca belirli gruplara değil tüm çalışanlara eşit ve tutarlı deneyim sunabilen kurumlar öne çıktı. Bu durum, modern iş dünyasında kapsayıcılığın ve kurumsal adaletin artık temel bir kriter haline geldiğini gösterdi.

Şirketler 6 Farklı Kategoride Değerlendirildi

Araştırma kapsamında şirketler çalışan sayılarına göre altı ayrı kategoride incelendi. Buna göre:

10-49 çalışan: 41 şirket

50-99 çalışan: 20 şirket

100-249 çalışan: 30 şirket

250-499 çalışan: 16 şirket

500-999 çalışan: 10 şirket

1000+ çalışan: 20 şirket

Bu dağılım, sadece büyük ölçekli firmaların değil, küçük ve orta ölçekli işletmelerin de güçlü iş yeri kültürüyle öne çıkabildiğini ortaya koydu.

Great Place To Work Türkiye CEO’su Eyüp Toprak, açıklanan sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede dikkat çekici mesajlar verdi. Toprak, günümüz iş dünyasında güvenin yalnızca bir değer değil, doğrudan performans göstergesi haline geldiğini belirterek, “Listede yer alan organizasyonları farklı kılan en önemli unsur, güveni sistematik şekilde yönetebilmeleridir” ifadelerini kullandı.

Yapay Zeka Var Ama Tek Başına Yeterli Değil

Teknolojik dönüşüme de değinen Toprak, şirketlerin yapay zeka yatırımlarının tek başına başarı getirmediğini vurguladı. Gerçek verimliliğin ancak çalışanların kendini güvende hissettiği bir ortamda mümkün olduğunu belirten Toprak, başarılı kurumların teknolojiyi bir tehdit değil, çalışanlarını destekleyen bir araç olarak konumlandırdığını dile getirdi.

Maaştan Önce Adalet ve Şeffaflık Geliyor

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise çalışanların beklentilerindeki değişim oldu. Verilere göre; çalışanlar için artık sadece maaş değil, adil yönetim, fırsat eşitliği ve şeffaf iletişim gibi unsurlar çok daha belirleyici hale geldi. Bu durum, şirketlerin insan kaynakları politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyarken, çalışan deneyiminin doğrudan kurumların itibarına ve sürdürülebilir başarısına etki ettiğini gösterdi. (Kaynak: puravidailetisim.com)

Muhabir: HABER MERKEZİ