(ÖZEL HABER) - İddiaya göre, 1972 yılında meydana gelen 7.2 şiddetindeki Gediz Depremi sonrasında bölgeye gelen yabancı ekipler, fay hatları üzerinde inceleme yaparken bölgede bulunan ateş opallerini keşfetti. Özellikle Almanya’dan gelen uzman ekiplerin dikkatini çeken taşların daha sonra yurt dışına götürüldüğü öne sürüldü.
Vatandaşın anlattığına göre bölgede bulunan taşlar sıradan bir kaya parçası değildi. Güneş ışığında kırmızı, turuncu ve sarı tonlarında parlayan ateş opalleri, dünyanın yalnızca belirli bölgelerinde çıkarılıyor. En bilinen rezervlerin Meksika ile Türkiye’de bulunduğu ifade edilirken, Gediz çevresindeki oluşumların da oldukça değerli olduğu belirtiliyor.
Deprem Sonrası Keşfedildiği İddia Ediliyor
Depremin ardından bölgede jeolojik araştırmalar yapan ekiplerin özellikle fay kırıkları ve kaya yapıları üzerinde incelemeler gerçekleştirdiği anlatılıyor. O dönemde bölgede yaşayan bazı vatandaşların ise yabancı uzmanların topladığı taşların değerini yıllar sonra öğrendiği ifade ediliyor.
Ateş opalinin, ışığa göre renk değiştiren yapısıyla dünyadaki en dikkat çekici doğal taşlar arasında gösterildiği biliniyor. Mücevher sektöründe yüksek değere sahip olan taşın, koleksiyoncular tarafından da yoğun ilgi gördüğü belirtiliyor.
“Bölgenin Değeri Geç Fark Edildi”
Gediz çevresinde yaşayan vatandaşlar ise yıllar boyunca bu doğal zenginliğin yeterince bilinmediğini düşünüyor. Bölgenin yalnızca termal kaynakları ve deprem geçmişiyle değil, yer altındaki doğal taş zenginliğiyle de dikkat çekebileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre Türkiye, doğal taş çeşitliliği açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Ancak bazı bölgelerdeki potansiyelin uzun yıllar boyunca kayıt altına alınmadığı veya yeterince değerlendirilemediği belirtiliyor. Gediz’de anlatılan ateş opali hikayesi ise hem bölgenin jeolojik geçmişini hem de yıllar önce sessizce keşfedilen doğal zenginlikleri yeniden gündeme taşıdı.