Komşu ilçede Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı'nda bu kez doğanın milyonlarca yılda oluşturduğu volkanik miras değil, Anadolu'nun köklü kültürel değerlerinden biri objektiflere yansıdı. Bir dönem göçer ailelerin geçim kaynağı ve günlük yaşamının önemli bir parçası olan göçebe bakırcılık, hazırlanan kısa belgeselle yeniden hatırlandı.
Belgeselde, yılların birikimini bakıra işleyen ustaların emek dolu mesaisi, çekiç sesleri eşliğinde izleyiciyle buluşuyor. Ateşin karşısında şekillenen bakır kaplar kadar, bu mesleği yaşatmaya çalışan ustaların hikayeleri de kayıt altına alınıyor. Günümüzde sayıları her geçen gün azalan gezgin bakırcılar, geçmişte köy köy dolaşarak kırılan, yıpranan bakır eşyaları onarıyor, yeni ürünler üreterek yaşamlarını sürdürüyordu. Teknolojinin gelişmesi ve geleneksel el sanatlarına ilginin azalmasıyla birlikte bu meslek de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı tarafından hazırlanan çalışma, yalnızca bir zanaatı değil, Anadolu'nun göçer yaşam kültürünü, ustalığını ve emek geleneğini de gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Volkanik arazilerin eşsiz atmosferinde çekilen görüntüler ise kültürel miras ile doğal mirasın aynı karede buluştuğu özel bir anlatı sunuyor. Hazırlanan belgeselin, unutulmaya yüz tutan el sanatlarına dikkat çekmesinin yanı sıra bölgenin kültürel zenginliğinin tanıtımına da önemli katkı sağlayacağı, bu çalışma, geçmişten bugüne uzanan bir yaşam biçiminin hafızalarda canlı kalmasına yönelik anlamlı bir kayıt niteliği taşıyor.





