Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Cep telefonları ve dijital platformlar aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen sanal bahis sistemlerinin özellikle gençleri hedef aldığını belirten Prof. Dr. Ögel, ekonomik kaygılar ve kısa yoldan para kazanma isteğinin bu süreci hızlandırdığını ifade etti.

Kumar BağimliliğiBir Kez Kazandırıyor, Sonra Bırakmıyor

Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal bahis sitelerinin en büyük tehlikesinin kullanıcıları sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler olduğunu belirtti. Platformların ilk aşamada küçük kazançlar sağlayarak güven oluşturduğunu anlatan Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunun içinde kalmaya devam ediyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" dedi.

Sanal kumarın düzenli gelir sağlayan bir yöntem olmadığına dikkat çeken Ögel, buna rağmen birçok gencin kısa sürede bağımlılık geliştirdiğini ve sistemden çıkmakta zorlandığını vurguladı. Prof. Dr. Ögel, sanal kumarın Türkiye'de Avrupa'nın birçok ülkesine kıyasla daha hızlı yayıldığını belirterek durumun artık ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. "Kumar alışkanlığı Avrupa'nın birçok ülkesinden daha hızlı büyüyor. Bu tabloyu görmezden gelme lüksümüz yok" diyen Ögel, ailelerin ve eğitimcilerin konuya karşı daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

Dijital Dünya Yeni Bağımlılıklar Üretiyor

Bağımlılığın artık yalnızca alkol, sigara veya uyuşturucu maddelerle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Ögel, dijital dünyanın yeni bağımlılık alanları oluşturduğunu söyledi. Bir dönem çevrim içi oyunların ön plana çıktığını hatırlatan Ögel, günümüzde sosyal medya platformları ve sanal bahis uygulamalarının benzer riskler taşıdığına dikkat çekti. Dijital platformların kullanıcıları daha uzun süre ekranda tutmak için tasarlandığını belirten Ögel, bunun bağımlılık riskini artırdığını kaydetti.

Ailelere Önemli Uyarılar

Prof. Dr. Kültegin Ögel, ailelerin çocuklarında meydana gelen davranış değişikliklerini yakından takip etmeleri gerektiğini söyledi. Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sürekli para ihtiyacı, okul başarısında düşüş, sosyal çevreden uzaklaşma ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin belirgin şekilde artmasının önemli işaretler arasında yer aldığını belirten Ögel, bağımlılığın erken fark edilmesinde aile içi iletişimin kritik rol oynadığını vurguladı. "Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır" diyen Ögel, ergenlik dönemine özgü davranışlarla bağımlılık belirtilerinin ancak güçlü bir iletişim sayesinde ayırt edilebileceğini ifade etti.

Klinik Psikolog Yusuf Babacan: “Bağımlılık Bir İrade Sorunu Değil”

Sempozyumun koordinasyonunu yürüten Klinik Psikolog Yusuf Babacan ise bağımlılığın toplumda yanlış algılandığını belirterek bunun bir karakter ya da irade sorunu olmadığını söyledi. Bağımlılığın beyinde fiziksel değişikliklere neden olan bir hastalık olduğunu vurgulayan Babacan, "Kontrol merkezindeki bozulma nedeniyle kişi kendisini durdurmakta zorlanıyor. Bu nedenle bağımlılık bir tercih değil, tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur" dedi.

Kısa Yoldan Zenginlik Hayali Büyük Bir Borç Sarmalına Dönüşüyor

Son yıllarda gençler arasında kumar bağımlılığının hızla arttığını belirten Babacan, çevrim içi bahis sistemlerinin özellikle gençleri hedef aldığını söyledi. Gençlerin çoğunlukla kısa yoldan para kazanma ve zengin olma hayaliyle sisteme dahil olduğunu ifade eden Babacan, zamanla kayıpları geri kazanma isteğinin bağımlılığı derinleştirdiğini belirtti. "Kumarın sonu olmayan ekonomik bir bataklık olduğunu görüyoruz" diyen Babacan, birçok gencin oluşan borçlarını ailelerine ödetmeye çalıştığını, bunun ise bağımlılığın sürmesine neden olduğunu söyledi.

Borcu Kapatmak Çözüm Değil

Klinik Psikolog Yusuf Babacan, ailelerin çocuklarının kumar borçlarını üstlenmesinin çoğu zaman sorunu çözmediğini belirtti. Uluslararası araştırmaların, bağımlı bireylerin kendi davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşmelerinin tedavi sürecine daha fazla katkı sağladığını gösterdiğini ifade eden Babacan, profesyonel destek alınmasının önemine dikkat çekti. Babacan, "Bağımlılık kronik bir hastalık. Tedavi edilmediğinde her geçen gün daha ağır bir tabloya dönüşebiliyor" diyerek ailelere erken müdahale çağrısında bulundu.

Dijital Çağın Yeni Halk Sağlığı Sorunu

Prof. Dr. Kültegin Ögel ve Klinik Psikolog Yusuf Babacan, sanal bahis ve kumarın yalnızca maddi kayıplara neden olmadığını, eğitim hayatını, aile ilişkilerini, sosyal yaşamı ve ruh sağlığını da olumsuz etkilediğini vurguladı. (Kaynak: 3D Bilişim)

Muhabir: HABER MERKEZİ