Özellikle kontrol altına alınamadığında kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği ve erken ölüm gibi ciddi sonuçlara yol açabilen hastalık için uzmanlar, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında dikkat çeken uyarılarda bulundu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 1,4 milyar hipertansiyon hastası bulunduğu belirtilirken, her üç yetişkinden birinin yüksek tansiyonla yaşadığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre hastaların önemli bir bölümünde ise tansiyon değerleri yeterince kontrol altına alınamıyor. Hipertansiyonun yalnızca bireysel değil aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekilirken, özellikle ileri yaş grubunda hastalığın çok daha ağır sonuçlara yol açabildiği vurgulandı.
Hipertansiyon önlenebilir ve tedavi edilebilir
Türk Kardiyoloji Derneği Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Hülya Çiçekçioğlu, hipertansiyonla mücadelede yaşam tarzı değişikliklerinin büyük önem taşıdığını söyledi. Çiçekçioğlu, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz yapılması, sigara ve alkolden uzak durulması, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolünün hipertansiyon riskini azaltabileceğini belirtti. Hipertansiyon yönetiminde bilimsel rehberlerin önemine de değinen Çiçekçioğlu, farklı uzmanlık derneklerinin katkısıyla hazırlanan 2025 Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu’nun Türkiye şartlarına uygun güncel bir yol haritası sunduğunu ifade etti.
Böbrekleri sinsi şekilde bozabiliyor
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy ise hipertansiyonun böbrek sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun böbrek dokusunda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceğini belirten Ulusoy, erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını söyledi. Ulusoy, hipertansiyon nedeniyle gelişen böbrek yetmezliğinin bazı hastalarda diyaliz sürecine kadar ilerleyebildiğini vurgulayarak, “Türkiye’de diyaliz tedavisi alan hastalarda böbrek yetmezliğinin en sık ikinci nedeni hipertansiyon” dedi.
Kontrolü zor hipertansiyon yakından takip edilmeli
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tufan Tükek de kontrolü zor hipertansiyonun giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti. Tükek, iki veya daha fazla tansiyon ilacı kullanılmasına rağmen kan basıncının kontrol altına alınamadığı durumların “kontrolü zor hipertansiyon” olarak tanımlandığını söyledi. Kontrol altında olmayan hipertansiyonun kalp krizi, inme, böbrek yetersizliği ve diyabet riskini artırdığına dikkat çeken Tükek, toplumda düzenli tansiyon ölçümü alışkanlığının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.
Uzmanlar, hipertansiyonun erken teşhis edildiğinde kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunun altını çizerek, özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin düzenli sağlık kontrolü yaptırmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. (Kaynak: bordopr.com)





