(ÖZEL HABER) - Uşak'ın Eşme ilçesinde bulunan Güllü Sarıkaya Mağaraları, dijital içerik üreticisi Bülent Dündar'ın yaptığı araştırmayla yeniden dikkat çekti. Araştırmada yer alan bilgiler, bölgedeki kaya oyma yapıların yalnızca doğal mağaralardan ibaret olmadığını, farklı medeniyetler tarafından yüzyıllar boyunca yaşam alanı olarak kullanılan önemli bir yerleşim merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Antik çağda Lidya ile Frigya sınırında yer alan Eşme bölgesi, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Güllü Sarıkaya'daki kaya oyma yapılar da bu uzun geçmişin günümüze ulaşan en önemli izleri arasında gösteriliyor.

Lidya'dan Bizans'a Uzanan Kaya Yerleşimi

Bülent Dündar'ın araştırmasına göre Güllü Sarıkaya Mağaraları'nın bulunduğu alan, Lidya ve Frig uygarlıkları döneminde kullanılmaya başlandı. Roma İmparatorluğu ve Bizans dönemlerinde de kullanımını sürdüren kaya yerleşimi, farklı ihtiyaçlara göre şekillendirildi. Bölgedeki yumuşak tüf ve kireçtaşı kayalıkları oyularak oluşturulan yapılar, hem doğal koruma sağlaması hem de iklim koşullarına uygun olması nedeniyle tercih edildi.

Güllü (1)Mağaralar Değil, Binlerce Yıllık Bir Yaşam Alanı

Araştırmada, kayalara oyulan mekânların önemli bölümünün konut olarak kullanıldığı belirtiliyor. Yazın serin, kışın ise sıcak kalan bu kaya evleri, aynı zamanda dış saldırılara ve vahşi hayvanlara karşı güvenli bir yaşam alanı oluşturuyordu. Bazı bölümlere ahşap merdivenlerle ulaşıldığı, kayalıkların farklı katlarında birbirine bağlı odaların bulunduğu ve yerleşimin adeta çok katlı bir kaya köyü görünümünde olduğu değerlendiriliyor.

Güllü (2)Kaya Mezarları ve Depolama Alanları Bulunuyor

Kayalık yamaçlarda görülen küçük dikdörtgen girişlerin önemli bölümünün kaya mezarı olduğu ifade ediliyor. Frigler ve daha sonra Romalılar, ölülerini yüksek noktalarda bulunan kaya odalarına defnederek onları tanrılara daha yakın bir yere uğurladıklarına inanıyordu. Yerleşimdeki daha geniş oyukların ise tahıl depoları, erzak saklama alanları ve küçükbaş hayvanlar için ağıl olarak kullanıldığı düşünülüyor. Bizans döneminde ise bazı kaya odalarının keşişler tarafından inziva ve ibadet amacıyla değerlendirildiği belirtiliyor.

Güllü (3)Bölgenin Tarihi MÖ 7000'li Yıllara Kadar Uzanıyor

Eşme ve çevresi, Anadolu'nun en eski yerleşim bölgeleri arasında yer alıyor. Bölgede bulunan Kale Tepe Höyüğü, çok sayıdaki tümülüs ve kaya mezarları, bu coğrafyada binlerce yıldır kesintisiz yaşam sürdüğünü ortaya koyuyor. Arkeolojik araştırmalar, bölgenin MÖ 7000'li yıllardan itibaren iskân gördüğünü ve Frig, Lidya, Pers, Helenistik, Roma ile Bizans dönemlerinde kaya oyma mimarisinin gelişerek devam ettiğini gösteriyor.

Güllü (4)Uşak'ın Kültür Turizmi İçin Önemli Bir Değer

Bülent Dündar'ın yaptığı araştırma, Güllü Sarıkaya Mağaraları'nın yalnızca tarihi yönünü değil, Uşak'ın kültür turizmi açısından taşıdığı potansiyeli de bir kez daha ortaya koydu. Doğal yapısı, binlerce yıllık geçmişi ve kaya oyma mimarisiyle Güllü Sarıkaya Mağaraları, Eşme'nin keşfedilmeyi bekleyen en önemli tarihi mirasları arasında yer almayı sürdürüyor.

Muhabir: MELİKE PANCARCI