Uşak’ta Kışladağ Altın Madeni’nde faaliyetlerini sürdüren TÜPRAG Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapımı üstlenilen 84 odalı yeni Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu üzerinden başlayan tartışmaya Uşaklı aktivist Hakan Savaş da katıldı. Savaş, özel şirket desteğiyle kamu binası yapılmasını vergi ve kamu egemenliği üzerinden sorgulayarak, “Devlet vergi mi alıyor, yoksa lütuf mu kabul ediyor?” diye sordu.
TÜPRAG Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapımı üstlenilen tesisle ilgili bu kez Uşaklı aktivist Hakan Savaş açıklama yaptı. Savaş’ın itirazının merkezinde ise binanın kendisinden çok, bir kamu tesisinin özel bir şirketin katkısıyla ve şirket adının da öne çıktığı biçimde hayata geçirilmesi yer aldı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada devletin vergi toplama yetkisine dikkat çeken Savaş, özel şirketlerin kamu yatırımlarına sağladığı katkının devlet-şirket ilişkisi bakımından sorgulanması gerektiğini savundu. “Borç alırsan buyruk alırsın, borç verenin sözüne muhtaç olursun” ifadelerini kullanan Savaş, görüşünü şöyle dile getirdi:
“Bir devlet, hükümranlık hakkı gereği alması gereken vergiyi alamıyorsa, verginin yerini himmet ve lütuf alır. Vergini alırsan başın dik olur; himmet alırsan başın eğilir. Uşak’ta mesele tam da budur.”
Öğretmenler yabancı şirketin adı yazılı yere mi girecek?
Uşak’lı Aktivist Hakan Savaş, yeni öğretmenevinin öğretmenlere ve kamuya ait bir tesis olduğuna işaret ederek binada şirket adının öne çıkmasına da tepki gösterdi. Açıklamasında oldukça sert ifadeler kullanan Hakan Savaş, öğretmenevinin kamu kaynaklarıyla yapılması gerektiğini savundu. Savaş, Uşaklı öğretmenlerin vergilerle yapılan ve üzerinde “Uşak Valiliği Öğretmenevi” yazan bir kamu tesisine girmesi gerektiğini belirterek, özel şirket adının kamu binasında öne çıkarılmasını eleştirdi. Tartışmayı vergi üzerinden sürdüren Savaş, şu soruyu yöneltti:
“Devlet vergi mi alıyor, yoksa lütuf mu kabul ediyor? Vergi devletin hakkıdır. Lütuf borçlandırır.”
Hakan Savaş’ın açıklamasında kullandığı “ödenmesi gereken verginin lütuf gibi sunulan bir binaya dönüştürülmesi” değerlendirmesi ise bir iddia ve sorgulama niteliğinde.





