Manşet

Uşak’ta 1920 Yılında İspanyol Gribi! Hastane Yetersiz Kaldı, Yardım Çağrısı Yapıldı

Uşak Kent Belleği Projesi’nde Tarihin Zor Günleri Anlatıldı. “Uşak’ta Salgınla Birlikte Büyük Bir İnsani Kriz Yaşandı”

Uşak’ta Milli Mücadele yıllarında yaşanan sağlık krizlerinden biri olan İspanyol Gribi salgını, yıllar sonra arşiv belgeleriyle yeniden gündeme geldi. Uşak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Kent Belleği Projesi Sorumlusu Ömer Aşcı tarafından yapılan çalışmalarda, 28 Ocak 1920 tarihli tarihi yazışmalar gün yüzüne çıkarıldı. Dönemin zorlu şartlarını anlatan belgelerde, Uşak’taki hastane kapasitesinin yetersiz kaldığı, muhacirlerin ve yoksul halkın salgın nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığı görülüyor.

Uşak Kent Belleği Projesi Sorumlusu Ömer Aşçı’nın aktardığı bilgilere göre, Alaşehir Reddi İlhak Cemiyeti Büyük Kongresi Uşak Heyeti Merkeziyesi tarafından 28 Ocak 1920 tarihinde Alaşehir’deki Milli Fırka Kumandanlığı’na gönderilen yazıda, Uşak’ın salgın ve göç dalgası karşısında ciddi bir sağlık krizine sürüklendiği ifade ediliyor. Aşçı, döneme ait belgelerde yalnızca bir salgının değil, aynı zamanda büyük bir insani dramın izlerinin bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Belgelerde, Uşak’a gelen muhacir sayısının her geçen gün arttığı ve bu insanların temel ihtiyaçlarının tamamen milli kuruluşların imkanlarıyla karşılanmaya çalışıldığı görülüyor. O dönem Uşak Gureba Hastanesi hem muhacirlere hem askerlere hem de yoksul halka hizmet vermeye çalışıyordu. Ancak yatak kapasitesi ve sağlık personeli yetersizdi. İspanyol Gribi’nin kentte hızla yayıldığı özellikle vurgulanıyor.”

Bugün Hastanede Yalnızca 7 Asker Vardı

Tarihi belgede yer alan ifadeler, dönemin sağlık sisteminin ne kadar zor şartlar altında mücadele verdiğini de ortaya koyuyor. Yazışmada, hastanede yalnızca 7 askerin bulunduğu, bunun dışında yaklaşık 20 muhacir ile çok sayıda yoksul vatandaşın tedavi gördüğü aktarılıyor. Mevcut kapasitenin ihtiyacı karşılayamadığı belirtilirken, en az 30 ila 40 yeni yatağa ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.

Ömer Aşçı, belgelerde özellikle maddi imkansızlıkların dikkat çektiğini belirterek, “Özel bütçeden gelen desteğin dört ay önce tükendiği, tüm masrafların cemiyet tarafından karşılanmaya çalışıldığı yazıyor. Bu durum, Milli Mücadele yıllarında şehirlerin yalnızca işgal tehdidiyle değil, salgın hastalıklar ve ekonomik zorluklarla da mücadele ettiğini gösteriyor” dedi.

Hilal-i Ahmer Heyeti İçin Acil Yardım Talebi

Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Uşak Heyeti Merkeziye Reisi Paşazade İbrahim Kazım Tahtakılıç imzasıyla gönderilen yazıda, Hilal-i Ahmer İmdat Heyeti’nin Uşak’a yönlendirilmesi için destek istendiği de görülüyor. Belgede, sağlık personeli ve tıbbi malzeme eksikliğinin kritik seviyeye ulaştığına dikkat çekiliyor.

Kent Belleği Projesi kapsamında yapılan arşiv çalışmalarının Uşak’ın geçmişine ışık tuttuğunu ifade eden Ömer Aşçı, “Bugün yaşadığımız birçok toplumsal olayın geçmişte de benzer örnekleriyle karşılaşıyoruz. Salgın dönemlerinde dayanışmanın ne kadar önemli olduğu, bu belgelerde çok net şekilde görülüyor. Uşak halkı o yıllarda tüm imkânsızlıklara rağmen birbirine destek olmaya çalışmış” ifadelerini kullandı. Milli Mücadele dönemine ait belgeler, Uşak’ın yalnızca cephe gerisinde değil, sağlık, göç ve insani krizlerle mücadelede de önemli bir sınav verdiğini bir kez daha ortaya koyuyor.