Çocukların hangi davranışların kabul edilebilir olduğunu öğrenebilmesi için sınırların gerekli olduğunu belirten Esen, beklemeyi öğrenmek, sırasını korumak, başkalarının haklarına saygı göstermek ve her isteğin anında gerçekleşmeyeceğini kabul etmek gibi becerilerin zamanla geliştiğini ifade etti. Ebeveynlerin bu süreçte tutarlı ve anlaşılır bir yaklaşım sergilemesinin çocukların kuralları benimsemesini kolaylaştırdığına dikkat çekti.

"Sınır Koymak Sevgisizlik Değildir"

Sınır koymanın çocukları sevgiden mahrum bırakmak anlamına gelmediğini vurgulayan Esen, aksine çocukların kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olduğunu belirtti. Kuralların ve beklentilerin net olduğu aile ortamlarında çocukların ne yapmaları gerektiğini daha kolay kavradığını söyleyen Esen, bunun günlük yaşam sorumluluklarının kazanılmasına da katkı sunduğunu ifade etti.

Hayal Kırıklıkları Gelişimin Doğal Bir Parçası

Çocukların zaman zaman konulan sınırlara tepki gösterebileceğini belirten Esen, öfke ve hayal kırıklığı gibi duyguların gelişim sürecinin doğal parçaları olduğunu söyledi. Yaşa uygun düzeyde yaşanan küçük hayal kırıklıklarının çocukların duygularını tanımalarına ve zamanla bu duygularla baş etme becerisi kazanmalarına destek olabileceğini kaydetti.

Davranışı Reddedin, Çocuğu Değil

Sınır koyarken en önemli noktalardan birinin davranışı reddederken çocuğu reddetmemek olduğuna dikkat çeken Esen, ebeveynlerin çocuklarının duygularını anlamaya çalışmasının süreci kolaylaştıracağını belirtti. "Şu an bunu yapmana izin veremem ama üzgün olduğunu görüyorum." gibi ifadelerin hem sınırı koruduğunu hem de çocuğun duygusunun kabul edildiğini hissettirdiğini söyleyen Esen, bu yaklaşımın sağlıklı iletişimi desteklediğini ifade etti.

Her Çocuk Kendine Özeldir

Her çocuğun gelişim hızının ve ihtiyaçlarının farklı olduğunun altını çizen Ergoterapist Zeynep Gün Esen, sınırların çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Esen, sevgi, anlayış ve tutarlılıkla desteklenen sınırların çocukların günlük yaşamda daha bağımsız hareket etmelerine, sorumluluk almalarına ve sosyal yaşama daha kolay uyum sağlamalarına katkıda bulunduğunu belirtti. ( Kaynak: Doktortakvimi)

Muhabir: HABER MERKEZİ